Ana Sayfa / Futbol / Türkiye’de Stadyumlar Neden Boş?

Türkiye’de Stadyumlar Neden Boş?

Kadın-erkek, genç-yaşlı ayırt etmeksizin 7’den 70’e herkesin futbolsever olduğu söylenen ülkemizde stadyumlar boş. Birkaç arkadaş bir ortamda oturulduğunda, mutlaka muhabbet en az bir kez futbolun köşesinden geçer. Hatta sık sık bütün sohbetin futbol üzerine kurulduğu da olur. Televizyonu açtığımızda kanalları gezerken kesinlikle bir futbol programına rastlarız. Ama stadyumlar dolmuyor. Neden dolmuyor diye düşündük, tartıştık, birkaç sebep çıkardık. Sizin aklınıza gelen, eklenecek daha çok sebep olabilir. Biz birkaç tanesine değineceğiz.

Öncelikle durumun vahametine bakalım. Sık sık Avrupa’nın büyük liglerinin yanına koyduğumuz Spor Toto Süper Ligi’nin stadyum doluluk oranları, Avrupa’daki kalburüstü liglerle yarışmak bir yana, bu ülkelerin ikinci liglerinin bile gerisinde kalıyor.

Nedir bu durumun sebebi, bize göre önem sırasıyla yazalım:

1-Passolig

İlk çıktığı günden itibaren büyük tepki toplayan Passolig kartı uygulaması, stadyumlara girişte kolaylık sağlayacağı, güvenlik konusunda büyük bir adım olacağı vaatleriyle geldi. Ancak bu dertlere deva olmadığı gibi, çok daha büyük sıkıntı çıkardı ve taraftar kitlesini büyük ölçüde azalttı. Bu kartın yıllık ücreti, yenileme ücreti derken maliyetinin fazla olması karşı çıkılmasının ilk sebebiydi. Bunun dışında bir bankaya nüfus bilgilerinin veriliyor olması da taraftarlarda endişe yarattı. Ayrıca da teknolojiyle arası pek iyi olmayan belli yaşın üstündeki insanlar bu sistemi tam olarak çözemedi, kağıt bilet rahatlığını yakalayamadıkları için uzak kaldı. Tüm bunlar 2012/2013 sezonunda 12.033 olan taraftar ortalamasını, Passolig sisteminin geldiği 2013/2014 sezonunda 7.809’a düşürdü.

2-Bilet fiyatları

Bilet fiyatlarının bazı takımlarda aşırıya kaçtığının mutlaka yönetimler de farkındadır. Özellikle başarılı dönemler geçiren kulüplerin bilet fiyatlarında hemen artış görülüyor. Burada taraftarı müşteri olarak gören yönetimleri eleştirmemek mümkün değil. Yanlış transferlere savrulan uçuk paralar, stadyuma gelen taraftarlardan çıkarılmaya çalışılıyor. Futbol maalesef artık sadece bir eğlence değil, aynı zamanda inanılmaz bir ekonomik sektör. Alım gücü düşük olan, asgari veya biraz daha yüksek ücretle çalışan halk bu sektöre evlerinden tanık olmak zorunda. Gerçi evdeki televizyondan izlemek de az para değil ama o başka bir yazı konusu.

3-Taraftar kültürü olmayan metropol takımlarının, şehir takımlarının yerini alması

Her şehirde en az bir futbol takımı var ama artık şehirlerde bu takımlar değil “3 büyükler” destekleniyor. Bir araştırmaya göre 81 ilin sadece 2’sinde çoğunluğun desteğini gören takım, şehrin takımı. Bu 2 şehir de Eskişehir ve Trabzon. Taraftar kültürü olan başka şehirler de var tabi. Ama bu kulüpler de yönetimlerin başarısız yönetimlerinden ötürü yavaş yavaş alt liglere yol alıyor, batıyor. İzmir’de Göztepe, Karşıyaka, Adana Demirspor, Sakaryaspor, Kocaelispor, Ankaragücü alt liglerde yok olmamaya çalışırken, Süper Lig’de taraftarı olmayan kulüpler yer alıyor. Doğal olarak bunların stadyumları boş.

4-Stadyumlara ulaşım güçlüğü

Bizim de yapımlarını sıkı takip edip, meraklılarını bilgilendirdiğimiz yeni stadyumların çoğu şehrin uzak köşelerine taşınıyor. Şehir merkezindeki stadyumlara kolayca gitmeye alışmış taraftarlar bu kadar uzak yerlere gitmekte zorluk çekiyor, bu zahmete değmeyeceğini düşünüyor. Bunun üstüne bir de maçların saçma günlere, saçma saatlere koyulması işin tuzu biberi oluyor.

5-Futbol sevgisine değil başarıya odaklı taraftar profili

Aslında bunu takımların seyirciye futbol zevkini sağlayamaması şeklinde de söyleyebiliriz. Oynanan kalitesiz futbol, çoğu zaman kalitesiz zemin taraftarı stadyumdan uzaklaştırıyor. Çoğu zaman evde oturup futbol maçı izlemekten soğutuyor. Bazı takımların kazanmak için değil de tamamen kaybetmemek için oynaması da zevki düşürüyor. Bu tabi ki bir taktik olabilir ama işin içine sertlik girdiğinde hakemler de oyunu sürekli durduruyor. Oyun bir türlü akıcılaşamıyor ve sıkıcı bir hal alıyor.

6-3 Temmuz sürecinin etkisiyle oluşan Türk futboluna güvensizlik

3 Temmuz 2011’de Aziz Yıldırım’ın şike davası kapsamında gözaltına alınmasıyla başlayan süreçte, birçok tape ortaya çıktı. Bu tapelerde konuşulanlar futbolseverlerde büyük şaşkınlık yarattı. Her zaman futbolun içinde bir terslik olduğu sezilse de bu durum hiç bu kadar somut şekilde gözler önüne serilmemişti. Bu yazılanlar, çizilenler mutlaka bir rahatsızlık yarattı. İnsanlar izlediklerinin sonucu belli bir tiyatro olduğunu düşünmeye başladı. Tüm bunlarla beraber yavaş yavaş stadyumlar boşaldı.

Sonuca gelecek olursak aslında ülkemizdeki futbol da tatsızlaştı. Yerini alevli tartışmalara, tehditlere bıraktı. Biz yine de baştan sona olumsuzluklardan bahsettiğimiz yazımızı umutsuzlukla bitirmeyelim. Çünkü biz yeniden tribünlerde omuz omuza birleşeceğimiz, tek bir ağızdan sevineceğimiz, rakibimize saygı duyacağımız günlerin geleceğine inanıyoruz. Futbol sevgisi tükenmeyecek.

Hakkında - Burak Aksoy

Sporun her dalından keyif alan bir sporsever, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi.

Bir Makale Daha?

Süper Lig’de 10. Hafta Değerlendirmesi

Süper Lig’de 10. haftayı geride bıraktık. 10. hafta dramı yoğun bir hafta oldu. Galatasaray’ın namağlup …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir