Ana Sayfa / Futbol / Süper Lig 6. Hafta Değerlendirmesi

Süper Lig 6. Hafta Değerlendirmesi

Süper Lig’de bol aksiyonlu, bol gollü bir haftayı geride bıraktık. Oynanan futboldan ziyade gerginlikleriyle konuşan derbi ve Alanyaspor’un Trabzonspor deplasmanında 3-0’dan geri dönüşü haftanın en çok öne çıkan 2 olayıydı.

Süper Lig’de şu ana kadar 54 maç oynandı ve bu maçların hepsinde gol atıldı. Ligin şu ana kadar maç başı gol ortalaması 3.30. Ligde fazla gol atılmasını tek başına kalite göstergesi olarak ele almak doğru olmayabilir fakat ligdeki futbol seviyesinin arttığı gözle görülür bir şekilde ortada. Emir büyük yerden gelse de hem Spoura olarak hem de şahsen rengimizi belli ederek #YabancıSınırınaHayır diyelim ve maçları değerlendirmeye geçelim.

Fenerbahçe – Beşiktaş

Fenerbahçe – Beşiktaş derbisinde kazanan 2-1’lik skorla Fenerbahçe oldu. Öyle bir maç oldu ki spor programlarının birçoğunu takip etmeme rağmen oynanan futbolu konuşan pek az yorumcu gördük. Oyundan bahsedecek olursak iki takımın da genel olarak dağınık olduğunu ama Fenerbahçe’nin istediğini daha çok yapan bir görüntüde olduğunu söylemek gerekiyor. Bu Fenerbahçe’nin çok üstün bir futbol oynadığını anlamına gelmesin, Beşiktaş alıştığımız futbolunu oynamaya uzaktı. Siyah Beyazlılar 3. bölgede fazla yaratıcı ve etkin olamadı. Bu noktada Josef-Ozan ikilisinin iyi iş yaptığını söylemek gerekiyor. Fenerbahçeli oyuncuların özellikle orta sahada maça daha fazla konsantre olmaları oyun olarak aradaki küçük farkı yarattı diyebiliriz. Yine Fenerbahçe’de Janssen’in oyun içi etkinliği, Mehmet Ekici’nin (hazır olmasa da) topla dikine kat etmesi takımın artılarındandı. Beşiktaş’ta ise Babel hayalet gibiydi. Takım hiç olmadığı kadar birbirinden kopuk oynadı. Quaresma’nın kırmızısından sonda maç kaosa dönünce istedikleri futbol tam anlamıyla sahaya yansıtamadılar.

Tabii bu maçın skorunu futbol üzerinden değerlendirmek haksızlık olacaktır. Şahsen beğendiğim hakemlerden biri olan Ali Palabıyık’ın kararları maçın önüne geçti. Aslında Palabıyık maça kötü başlamamıştı, daha ilk dakikalarda oyunu germeye çalışan futbolculara gereken uyarıları yaptı ve kart gösterdi. Cenk’in pozisyonunda vermediği penaltı, Negredo’nun sayılmayan direkt sonuca etki eden kritik kararlardı. Bunun yanında Pepe’ye kırmızı kart gösterilebilirdi. Yine Quaresma’da erken atılabilirdi. Haliyle maç sonucuna direkt etki eden hatalı kararlar veren bir hakemin bir süre dinlendirilmesi Palabıyık açısından da iyi olacaktır. Maçın hakem açısından şanssız bir maç olduğunu da vurgulamak lazım. Maçlarda hakemler ortalama 3-5 kritik pozisyon üzerinden değerlendirilir. Bu maçta maçın kaderine etkileyen 10’un üzerinden pozisyon oldu. Palabıyık çoğunda doğru karar verse de, yanlış kararları maçın önüne geçti.

Trabzonspor – Alanyaspor

Son yıllarda canlı izlediğim en unutulmaz maçlardan biriydi. Trabzonspor için ilk yarı kötü oynadı demek direkt skor yorumculuğu olur. Vagner Love’ın golüne kadar Trabzonspor hak ettiği 3 gol buldu ve ilk yarıyı daha fazla gol atarak da bitirebilirdi. Bordo mavililerin neredeyse her atağı pozisyona dönüşüyordu. Sosa’nın takıma katılması Trabzonspor’un oyununı 2 gömlek yukarı çıkarmış gibi duruyor. Vagner Love’un ilk yarının son dakikalarda attığı gol maçı döndüren faktör oldu. Trabzonspor’un skor rehavetiyle konsantrasyon problemi yaşadı fakat Vagner Love skora isyan etti ve bireysel becerisiyle harika bir gol attı. Bu gol olmasaydı Trabzonspor muhtemelen 2. yarı farkı arttıracaktı.

Esteban’ın 2. yarıya çıkmaması ayrıca tartışılan konulardan biriydi. Nitekim yerine kaleye geçen genç Uğurcan normalde yenilmeyecek bir kafa golü yedi ve skor 3-2 oldu. Daha sonrasında Trabzonspor defansının panikle yaptırdığı 2 penaltıyı Vagner Love gole çevirdi ve hem ne kadar büyük bir golcü olduğunu ispatladı hem de Alanyaspor’a 3 puanı getirdi. Bu sonuç Alanyaspor’u ligde döndürürken Trabzonspor’a çok büyük darbe vurdu. Trabzonspor ligin 7. haftasında Beşiktaş’a mağlup olursa Ersun Yanal’ın gönderilmesini veya istifa etmesini bekleyebiliriz.

Bursaspor – Galatasaray

Bursa’da muhteşem tribünler önünde oynanan maç aslında tam beklediğimiz gibi geçti. ‘3 ihtimalli maç’ klişesinin tam karşılığı gibi görünen bir karşılaşmaydı. Bursaspor’un bu sezon yaptığı transferleri gayet iyi buluyorum. Özellikle orta sahadaki Agu ve Badu takıma kimliği oturtan oyuncular. Galatasaray öncesinde aldıkları 2 galibiyette tamamen hak edilmiş galibiyetlerdi. Bursaspor’u geçen sezonki Osmanlıspor’a benzettiğimi de söylemem gerekiyor..

Maça Bursaspor seyirci desteğiyle harika başladı ve golü de buldu. İlk yarı boyunca iyi futbol oynadıklarını da söylemek lazım. Galatasaray bu sezon ilk defa geri düştü ve buna verecekleri cevap merakla bekleniyordu. Şahsen 2. yarıda çok iyi bir Galatasaray izlediğimizi düşünüyorum. Skor dönmeseydi de aynısını yazacaktım. Galatasaray, Bursaspor deplasmanında kurabileceği en iyi baskıyı kurdu. Sürekli pozisyona girdi ve kalesinde pozisyon vermedi. Yani maçı çevirmek için elinden geleni yaptı. Sonrasında Tudor, Mariano ve Latovlevici’yi çıkardı. Galatasaray bu değişikliklerin ardından 2 gol bularak maçı kazandı. Şahsen Tudor’un bu değişikliklerinin maça çok etki ettiğini düşünmüyorum. Özellikle Mariano’nun oyundan alınması yanlış karardı zira Mariano zaten maçın 2. yarısında sağ bekten ziyade sağ ön oyuncusu gibi oynuyordu ve oldukça etkiliydi. Feghouli’nin attığı gol kilidi çözdü. Bu tip goller yeni transferler için çok önemlidir. Feghouli bundan sonraki maçlarda bu golün verdiği özgüvenle daha etkili bir oyun oynayacaktır. Özetle Galatasaray çok önemli bir virajı kayıpsız döndü ve lige lider olarak devam etti.

Diğer Maçlar

Ligin en büyük sürprizlerinden birine şüphesiz Göztepe imza atıyor. Jahovic’iyle, Castro’suyla, Sabri Reyis’iyle, Beto’suyla güzel bir takım oldular. Ligin ilk 2 haftası bittiğinde eleştirilen Tamer hoca da önemli işler yapıyor. Jahovic’i kenarda oynatmaktan vazgeçmesi aldığı en doğru kararlandı. Sivasspor maçında rakibin ilk yarı bitmeden 10 kişi kalması da maçın kilit noktasıydı. Lig 3.’sü Göztepe’nin maçları en keyif veren maçlardan oluyor. İzleme fırsatı bulan kaçırmasın.

Başakşehir, Gençlerbirliği deplasmanında 3 puan kaybetti. Mesut Bakkal hoca yine kısa sürede takıma olumlu etki etmeyi başardı ve G.Birliği’ne ilk 3 puanını kazandırdı. Geçen sezon büyük iş yapan Başakşehir’in henüz lige konsantre olamadığını görüyoruz. Hem Avrupa’da hem ligde mücadele edecek Abdullah Avcı takımı bu tempoya henüz ayak uyduramamış görünüyor. Yedikleri golde Attamah’ın yaptığı hata da kabul edilebilir bir hata değildi. En büyük sıkıntılarının stoper olduğunu düşünüyorum. Emre Belözoğlu’na bağlı bir takım olarak Emre’nin hem Avrupa hem de lig tempıosunu kaldıramayacak kadar yaşlı olmasını Avcı hocanın nasıl çözeceği de meçhul..

Kasımpaşa – Kayserispor maçı tam arkadaşlarla toplanıp gidip izlenilecek, keyifli bir maçtı. İki takım da oynamayı düşünen ekipler ve karşılıklı güzel atakların olduğu bir maç izledik. Maçın sonlarında Kasımpaşa tribünlerinden çalan roman havaları ve eğlenceli diğer müzikler de güzel nüanslardı. Bu güzel maçta Atila Turan’ın attığı golle noktayı koyduk. Özellikle kale arkası kamerasından izlendiğinde atılan enfes bir gole şahit olduk.

Karabükspor – Malatyaspor maçında kazanan sürpriz bir şekilde Malatyaspor oldu. Yine bol pozisyonu, iki takımın da ofansif oynamayı düşündüğü maçlardan biriydi. Malatyaspor 3-0 öne geçmesine rağmen maçı kaybedebilirdi fakat ligin iyi forvetlerinden Boutaib maça son noktayı koyan golü attı. Boutaib’in geçen sezon Ligue 2’de 20 gol attığını da hatırlatalım. Karabükspor teknik direktörü Erkan Sözeri maç sonu istifa edeceğini söyledi. Bence Karabük ekibi ligin zayıf kadrolarından biri olmasına Erkan Sözeri ile bir kimlik yakalamıştı. Bu kararın çok erken ve hatalı olduğunu düşünüyorum.. Yeni hocanın Karabükspor’a fayda sağlamayacağı görüşündeyim.

Konyaspor seyircisin maçta Akhisarspor’u 77 deplasman taraftarı önünde 2-0 ile geçti. Bu maç onlar için çok kritikti zira Ali Çamdalı’nın kadro dışı kalmasıyla MRA hoca baya tartışılmaya başlanmıştı. Açıkçası seyircisiz oynanan maçları izlemek hiç elimden gelmiyor ve bu maça da özetlerinden bakabildim. Dolayısıyla Konyaspor’un kritik bir 3 puan aldığını söyleyeyim ve uzun süredir formda giden Akhisar’ın bu yenilgiye nasıl cevap vereceğini merakla beklediğimi de ekleyeyim.

Haftanın son maçında Antalyaspor evinde Osmanlıspor’u 3-0 ile geçti. Goller Eto’o, Nasri ve Maicon’dan geldi. Bunu yazması bile güzel, hatta tekrar hatırlatalım #YabancıSınırınaHayır. Özellike Nasri’nin golü görülmeye değerdi. Fransız yıldız klasını gösterdi. Antalyaspor teknik direktör olarak da Leonardo ile anlaştı. Değişik bir tercih. Muhtemelen yıldız oyuncuları yabancı ve popülaritesi olan bir teknik adama emanet etmek istediler. Mantıklı görüyorum. Antalyaspor’un tek büyük problemi bu parlak kadrosu bir başarı için motive edebilmek. Leonardo bunu başarabilirse Antalyaspor çok daha iyi bir takım olacaktır. Osmanlıspor ise Bülent Uygun’un enkazını toparlamaya çalışacak. Bu yolda ligin iyi hocalarından biri olan İrfan Buz’a başarılar diliyorum.

 

Hakkında - Doğuş Usta

Anadolu Üniversitesi İngilizce İktisat bölümü mezunu, İstanbul'da yaşayan, sporun birçok dalıyla yakından ilgili bir sporsever. Twitter'da Takip Et!

Bir Makale Daha?

Çocukların Yarattığı Şampiyon: FC Panyee

Hiçbir şeyi olmadan çok şey kazananların takımı. FC Panyee. Tamamen gerçek bir hikaye, hayatın tam …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir