Ana Sayfa / Futbol / Süper Lig 2. Hafta Değerlendirmesi

Süper Lig 2. Hafta Değerlendirmesi

Oldukça çekişmeli geçen ilk hafta maçlarının ardından ikinci hafta da bolca çekişmeye, bolca gole ve bolca sürprize sahiplik yaptı. Haftanın en önemli olaylarından bazıları kuşkusuz Beşiktaş’ın puan kaybetmesi, sezonun ilk derbisinin berabere sonuçlanması ve iki hafta sonunda 6 puana ulaşabilen sadece tek bir takımın olması. Sizler için ikinci hafta maçlarını yorumladık, haftanın takımını ve oyuncusunu seçtik; bir de haftanın 11’ini belirledik. İyi okumalar.

Kasımpaşa – Beşiktaş

Son şampiyon ilk puanlarını bıraktı. Yıldızlarını kulübeye oturtan ve forma adaletinden ödün vermeyen Beşiktaş, geçtiğimiz yılın en başarılı teknik adamlarından birinin takımına konuk oldu. Maçın başında iki takım da ne oynayacağına karar verememişken geldi gol, Tosic derin attı; Cenk içeri gönderdi ve Babel için atması kolay bir gol oldu bu. Golün ardından oyun tamamen Beşiktaş’ın hakimiyetine geçti derken buna itiraz eden iki adamdan biri attı golü. Neumayr; ikinci maçında ikinci golünü attı. Sol çaprazdan sağ ayağıyla sürpriz bir şut çıkaran Alman oyuncu, biraz önde yakaladığı Fabri’yi mağlup etmeyi başardı ve skora denge geldi. Skorla beraber oyunda da dengeyi bulmayı başardı Kasımpaşa, nitekim Atiba’nın yokluğu bir türlü çatışmaları başlatamıyordu. İki takımın da istediklerini sahaya aynı anda yansıttığı sıralarda soldan içeriye kesen Caner, topu Talisca’nın kafasıyla buluşturmayı başardı. Talisca’nın kafa vuruşu cılız olsa da, skora etki edecek kadar tesirliydi ve soyunma odasına 1-2 üstünlük ile gitti Beşiktaş.

İkinci yarıda yine üstün olan taraf Beşiktaş olsa da Kasımpaşa her geçen dakika etkisini artırmaya başlıyordu. Trezeguet, Neumayr, Sadiku ve Pavelka; ligimiz şartlarında oldukça zorlayıcı bir dörtlü. Bu dörtlünün oyunu ele geçirdiği sıralarda biz izleyicilerde de farklı bir heyecan vardı. Medel ve Lens kenara gelmiş, kameralar dahil herkes onların ortaya koyacağı performansı merakla bekliyordu. İkili oyuna girdikten sonrası ise tamamen bir şok yaşadı bütün futbolseverler. Beklenmedik anda vuran Trezeguet, siyah beyazlı tarafın heyecanını gerginliğe dönüştürdü, 2-2. Dakikalar ilerledikçe kaleye ilerlemeye çalışan Beşiktaş’ı, Kasımpaşa faulleri durdurdu ve bu dakikalarda oyun iyice durmaya başladı. Negredo’nun da oyuna girmesiyle oyunu karşı alana yıkan Beşiktaş, aradığı golü bir türlü bulamadı ve maç berabere sonuçlandı. Beşiktaş’ın geçen sene namağlup ünvanını elinden alan Kasımpaşa, bu sene de rakiplerine boyun eğmedi.

Karabükspor – Başakşehir

Geçen senenin iki çok konuşulan ekibinin maçında sürpriz sonuç çıktı. Haftaiçi Sevilla’ya evinde 2-1 yenilmesine karşın umudunu koruyan Başakşehir, maça neredeyse tam rotasyon çıkarak inancını oyunculara da gösterdi. Bu tabi çok büyük bir risk oldu ve bu risk öne geçmesine rağmen Karabükspor’un 3 puanı ile sonlandı. Maça hızlı başlayıp hızlı ve güzel bir gol atan Başakşehir takımı, aynı güzellikte bir gol yiyerek skorun dengede kalmasına neden oldu. Rotasyona uğramayan Volkan Babacan’ın aklının biraz da eleme maçına kaydığını söylesek, yanılmış olmayız. İlk yarının uzatma dakikalarında Epureanu’nun kendi kalesine attığı golle 2-1 öne geçen Karabükspor; ikinci yarıda da Grozav’ın ayağından çıkan olağanüstü bir golle 3-1 öne geçmeyi başardı. Başakşehir üçüncü golden sonra şok içerisinde dengesiz hücumlar yapınca, Karabükspor farkı kaçırdı ve geçen hafta yüzde yüzlük bir golden yararlanamayan Yatabare, bu hafta yine çok müsait bir pozisyonda topu auta vurmayı başardı. Maç 3-1 Karabükspor lehine sonuçlandı. Başakşehir’e Sevilla karşısında başarılar diliyoruz.

Bursaspor – Alanyaspor

Haftanın en dramatik maçlarından biri oynandı Bursa’da cumartesi akşamı. Bursaspor taraftarı, takımına olan inancını göstermek için yine tribünde yerini almıştı. Maça da hızlı başlayan ekip ev sahibi oldu. Oldukça istekli bir oyun ortaya koyarlarken çok ilginç bir şekilde buldu golü Bursaspor. Alanyaspor defans oyuncusu topu sürerken top çime takıldı ve Bursalıların önünde kaldı, derin topa hareketlenen Badu, geçtiğimiz hafta da güzel oynadığı oyununu bu hafta golle süsledi. İlk golün ardından topa sahip olmayı sürdüren ev sahibi ekip, ikinci golünü penaltı ile buldu. Batalla topu ortaya, kaleciyi sola göndermeyi başardı ve Bursaspor için her şey çok güzel gidiyordu. İkinci yarının ortalarında topu soldan içeriye ortalayan Emre Akbaba’nın topuna, M’Billa dokununca; tribünlerde ufak bir panik havası başladı. Bu panik ve tedirginliğin haklı olduğu ortaya çıktı ve ilk golden iki dakika sonra sahneye çıkan Vagner Love, skoru beraberliğe getirdi. Beraberliği bulan Alanyaspor yaslandı ve geri kalan dakikalar kora kor mücadele şeklinde geçti. Dakikalar 90+1’i gösterdiğinde ise sahneye çıkan yeni transfer Delarge, takımını ve teknik direktörünü kurtardı; maçı da Bursaspor 3-2 kazandı.

Sivasspor – Yeni Malatyaspor

Süper Lig’e yeni çıkan iki ekibin karşılaşmasında, daha az hata yapanın kazandığı bir maç oldu Sivasspor – Yeni Malatyaspor maçı. İki yeni ekip, aynı zamanda küme düşme adayı oldukları için; oynadıkları maç da birbirlerine mesaj verme anlamı taşıyordu bir yandan. Yeni Malatyaspor; geçtiğimiz hafta Osmanlı’yı mağlup etmiş olsa da, oynadıkları oyunun esasında Osmanlıspor’un kötü oyunundan kaynaklandığını söylemiştim. Bu hafta da beni haklı çıkaran bir oyun ortaya koydular. Sivasspor’un yeni yıldızı Arouna Kone, attığı golle hem Sivasspor’u öne geçirdi hem de taraftarına çok güzel bir merhaba mesajı vermiş oldu. İkinci yarıda da yine oyun temposuz ve bol mücadele içerikliydi. Leandrinho sağdan hareketlendiği topta; takımının ikinci golünü attı ve maçın skorunu belirledi. Bu arada pozisyonda ofsayt olduğunu da belirtelim.

Osmanlıspor – Galatasaray

İlk haftayı lider kapatan Galatasaray, Osmanlıspor’a konuk oldu. İki muhtemel rakibi Beşiktaş ve Başakşehir’in puan kaybetmesiyle, maçın daha önemli hale geldiğini söylesek, yanılmış olmayız. Osmanlıspor, N’Diaye’nin kaybıyla çok fazla güç kaybetmiş, bunu hem Yeni Malatyaspor maçında gördük hem de Galatasaray maçında bir kez daha gördük. İştahlı Galatasaray; daha maçın başında hissettirdi oyunda baskın olacağını. Osmanlıspor’un da olumsuz oyununun etkisiyle ataklarını sıklaştıran sarı – kırmızılı ekip, aradığı golü Maicon’un kafasından buldu. Sağ taraftan kullanılan kornerde arkaya seken topa güzel bir vuruş yaptı Maicon ve hakkındaki tereddütleri silmeyi başardı. Golün ardından coşkusunu daha da artıran Galatasaray’da bu sefer sahneye Gomis çıktı ve takımını iki farklı üstünlüğe taşıdı. Galatasaray, ilk yarının sonuna kadar gerçekten rakibine alan dahi bırakmadan tamamen istediğine odaklı bir biçimde oynamaya devam etti.

İkinci yarıya da Tolga Ciğerci’nin golüyle başlayan Galatasaray’da, skor olarak çok önde olsa da oyun olarak tökezlemeler başladı. Nitekim Osmanlıspor’un golü de bu tökezlemeler sırasında geldi. Serdar Gürler ile farkı ikiye düşüren ev sahibi ekip, Regattin önderliğinde oyuna ağırlığını koymaya başladı. Bu dakikalarda ileriye top çıkarmakta zorlanan Cimbom, rakibini çokça faul yaparak durdurdu. Tudor, kenardan yaptığı üst üste oyuncu değişiklikleri ile oyuna etki etmeyi başaramayınca, hatalar silsilesi ile yüzde yüz bir pozisyon kaçırdı Osmanlıspor. Serdar Aziz’in hatalı pasında soldan içeriye giren oyuncu topu Regattin’e iletti ve Regattin’in ilk şutu Linnes’ten döndükten sonra çok çok müsait bir pozisyonda topu auta gönderdi aynı futbolcu. Galatasaray’ın fizik olarak bu kadar düşmesi, yükleme antrenmanlarının devam ettiğini gösteriyor. Sanıyorum bu durum, milli maç arasına kadar sürebilir. Rotasyonu dar olan takımda bu antrenmanlar sürpriz sakatlıklara yol açabilir.  Maçta dikkatimi çeken bir durumu aktararak yorumu sonlandırayım; Galatasaray’ın sol çizgisi Serdar, Linnes ve Tolga’dan oluşuyor. Bu ekipte sol ayaklı olmadığı gibi, üç oyuncu da bulundukları bölgenin sağ tarafında oynamayı seven oyuncular. Galatasaray bu soruna çözüm bulamazsa, ilerleyen haftalarda bu noktadan yiyeceği baskılar ile çok pozisyon açığı verebilir. Lider girdiği haftayı şimdilik lider götüren sarı – kırmızılılar, gelecek adına umut vermeye devam ediyor.

Antalyaspor – Akhisar Belediyespor

Sıcak bir Antalya akşamında iki tarafı da memnun etmeyecek bir skor ortaya çıktı. Nasri transferinin duyurulmasıyla belli ki hem takımın hem de taraftarın aklı Dünya yıldızında kalmış. Nitekim sahada, geçen sene görmeye alışık olduğumuz Antalyaspor’u iki haftadır izleyemiyoruz. Okan Buruk’un Akhisar’ı ise, Paulo Henrique ile beraber geçtiğimiz sene kaldığı yerden puanları toplamaya devam ediyor. Maça golle başlayan konuk ekibe cevabı Aydın Karabulut veriyor ve maç yine dengeleniyor. Aydın, ilk golde topu kaptırarak hata yapmıştı ve zor pozisyonda golü atarak kendini affettirdi. Antalyaspor’un gol aradığı dakikalarda daha etkili kontralara çıkan takım Akhisar’dı ancak gol gelmeyince; uzun süren sessizliği Eto’o ile girdiği verkaç sonucunda golü yapan Maicon bozdu. Golden sonra refleks olarak geriye çekilen Antalyaspor, Mustafa Yumlu’nun arka direk golüne engel olamadı ve maç berabere bitti. Maç boyunca istediklerini ortaya koyan ekip konuk takımdı diyebiliriz. Çok fazla yıldız oyuncu transferine Nasri’yi de ekleyen Antalyaspor cephesinde ise iki maçta oynanan etkisiz futbol, taraftar ve başkanı mutlaka rahatsız etmiştir. Rıza hocanın, iki haftanın ardından biraz daha baskı altında kalacağını tahmin ediyorum. Kötü gidişe dur diyemediği taktirde, yerini yabancı bir teknik direktöre bırakacağını düşünüyorum.

Fenerbahçe – Trabzonspor

Deplasmanda Göztepe’ye iki puan bırakıp, hafta içinde Vardar’a kaybeden Fenerbahçe, evinde geçtiğimiz yılın flaş ekibi Trabzonspor’u ağırladı. Derbilerde neredeyse 15 yıldır evinde kaybetmeyen ekip, bu maça da serisinin verdiği özgüven ile başladı. Taraftarlar da stadı doldurarak takımlarına olan inancı gösterdiler. Maç beklendiği gibi çok sert ve bol faulle başladı fakat rakibini bozup ataklara daha çok çıkan Trabzonspor’du. İlk gol de konuk ekipten geldi, defansın derinliğinin kaybolduğu dakikada arkaya sarkan Burak Yılmaz, topa Volkan’dan önce dokunarak takımını önce öne geçirdi. Ardından da sakatlanarak N’Doye ile değişti. Bu dakikadan sonra uzun top tehdidi de kalmayan konuk ekibin üzerine gitmeye başladı Fenerbahçe. Baskının ve taraftarın etkisiyle geriye yaslanan Trabzonspor’un kilidini, 45+’da Alper açtı ve taraflar devre arasına 1-1 eşitlikle girdiler. İkinci yarı da klasik bir Ersun Yanal – Aykut Kocaman oyunu oynandı sahada. İki ceza sahası arasında durmak bilmeden koşan iki takım ve birbirlerinin ataklarını tehlike bölgelerinden uzakta faullerle durdurmayı amaçlayan bir oyun. Bu dakikalarda adeta bir çeşit yakan top oynanmaya başlandı ve topu ayağında 10 saniyeden fazla tutan oyuncu resmen dayak yedi. Hakem Ali Palabıyık için de burada bir yorum bırakalım, böyle maçlarda oyunu nasıl yöneteceğini bilmeyen hakemlerden bir tanesi kendisi. Gördüğünü çalmak ve oyunu sürdürmek arasındaki ince çizgiye hiç ulaşamadı. Oyunun faullerle durmasına çok fazla destek verdi ve daha ilk yarıda iki takıma da kırmızı kart gösteremeyeceğini belli etti. Kırmızı kart yemek, ligimizde gerçekten çok zorlaştı çünkü tehlikeli müdahaleler ve oyunculara fiziki şiddet tepkileri artık sarı kart ile cezalandırılıyor. Burada takım kıyaslaması yapmak istemiyorum ama, Trabzonspor’un 9; Fenerbahçe’nin 10 kişi kalması gerekiyordu sahada bu akşam. Neyse, takım tartışmalarından ve oyun içi yaşanan savaştan öte güzel bir golle devam edelim.

Olcay Şahan, sağ çaprazdan kaleyi gördüğü anda vurdu, Volkan’ın ilk haftada yediği golün aynısını yemesiyle öne geçen Trabzonspor, iyice geriye yaslanmaya başladı. Volkan Demirel iki haftadır aynı hatalı golü yiyor ve artık kendi taraftarı da oyuncuyu ıslıklayarak buna tepki göstermeye başladı. Fenerbahçe, yediği golün etkisiyle yüklendiği dakikalarda, Trabzonspor da oyun sisteminden kopuk bir biçimde oyuncuları gördüğü yerde faul yapmaya başladı. Aatıf, Guliano ve Soldado’nun oyuna girmesiyle kenarlara topu daha rahat götürmeye başlayan Fenerbahçe, golü de bu sayede buldu. Aatıf’ın kenardan ortasına elle müdahale eden Kucka da çok fazla itiraz etmedi ve Valbuena, beraberlik golünü penaltıdan kaydetti. Maçta başka gol ve yapılacak başka tip bir faul olmayınca; maç da böyle bitti.

Kayserispor – Göztepe

Maçın adı Kayserispor – Göztepe ancak; Deniz Türüç – Beto desek yanılmış olmayız. Nitekim Beto maçı 1-0 kaybetti ama maçı hak eden taraftı. Kayserispor lehine kullanılan iki haklı penaltıyı da kurtaran Beto, ilkinde kendisinden dönen topu Varela tamamlayınca, 1-0 geriye düştü. Kadu’yu geçen maçta da işaret etmiştim, bu maçta da ilk penaltıyı yaptıran isim olarak maça olumsuz bir damga vurdu. Maçın genelinde atak oynayan taraf Kayserispor olsa da, birkaç önemli pozisyondan yararlanamayan Göztepe’de takım uyumunun henüz tam oturmadığı görülüyor. Selçuk Şahin’in olgun futboluna ihtiyaçları olduğu kesin. Kendisi sakatlıktan döndüğünde Göztepe de daha derli toplu bir oyun ortaya koyacaktır. Kayserispor, futbol kalitesinin düşük olduğu maçta istediğini tek golle almayı başardı.

Konyaspor – Gençlerbirliği

İlk maçında Trabzonspor’a kaybeden ve özellikle yıldız oyuncusu Abdou Razak Traore’yi sakatlığıa kurban veren Konyaspor; evinde Gençlerbirliği’ni ağırladı. Hafta içinde medyaya düşen bir Ümit Özat görseli olmuştu hatırlarsanız. Bacak bacak üzerine atmış ve elinde purosu ile çok rahat bir poz veren genç hoca, iki maçta aldığı sonuçlar ve özellikle bu maçta almış olduğu ağır mağlubiyet sonra aynı rahatlığı sergileyemeyebilir. Nitekim ilk hafta ve bu hafta oynanan maçlarda skordan bağımsız olarak iyi sinyaller vermeyen bir Gençlerbirliği var sahada. Lig yarışının bu kadar kızıştığı ve özellikle İlhan Cavcav’ın isminin verildiği sezonda bir şanssızlık yaşaması; uzun yıllardır ligde olan bu güzide kulüp için hoş olmaz. Konyaspor oynadığı oyunla kimin takımı olduğunu göstermeye başladı bile. Geçtiğimiz iki sezon savunmaya ağırlık veren ve çok koşan bir Aykut Kocaman takımı görünümündeki Konya gitmiş; Mustafa Reşit Akçay’ın ısıran ve her fırsatta golü düşünen takımı gelmiş. Sanki geçtiğimiz yılki Osmanlıspor takımı, Konyaspor formaları ile çıkmışlar sahaya. Bu tamamen teknik direktör imzasıdır ve Mustafa Reşit hocayı kutlamak gerek. Perdeyi Musa Araz açtı, Skubic ile farkı 2’ye çıkaran Konyaspor’da perdeyi yine Musa Araz kapattı. Bu arada üçüncü goldeki asist mükemmeldi. Gençlerbirliği zaman zaman tehlike yaratsa da maç baştan sonra Konyaspor’un kazanacağını bağırıyor gibiydi ve Konyaspor beklediğinden kolay bir galibiyet elde etti.

Haftanın takımı

Kasımpaşaspor; Beşiktaş’tan yine puan çalmayı başardı. Son şampiyon ile oynadığı maçta rakibini durdurmayı başaran ev sahibi ekip, haftanın sürprizine imza atmayı başardı.

Haftanın Oyuncusu

Beto; Kayserispor maçında iki penaltıyı ve Deniz Türüç’ün muhteşem şutunu kurtarmasına rağmen mağlubiyete engel olamadı. Kendi işini, kendisinden beklenenden daha fazla yaptı.

Haftanın 11’i

Hakkında - Serhat Özel

Bir Makale Daha?

Süper Lig 6. Hafta Değerlendirmesi

Süper Lig’de bol aksiyonlu, bol gollü bir haftayı geride bıraktık. Oynanan futboldan ziyade gerginlikleriyle konuşan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir