Ana Sayfa / Futbol / Süper Lig 15. Hafta Değerlendirmesi

Süper Lig 15. Hafta Değerlendirmesi

Süper Lig’de 15. haftayı tamamladık ve ilk yarının bitmesine 2 hafta kaldı. Her haftasında farklı hikayenin yaşandığı bir lige şahit oluyoruz. Geçen hafta derbide Galatasaray’ı 3-0 ile geçen Beşiktaş övgü yağmuruna tutuluyorken bu hafta Galatasaray liderliği yine kaptı ve eleştirilerin okları Beşiktaş ve Şenol Güneş’e yöneldi.. Şimdi tek tek maçları değerlendirmeye geçelim.

Bursaspor 0-1 Fenerbahçe

Haftanın sonucu en çok merakla beklenen maçı Bursa’da oynandı ve Fenerbahçe’nin Bursaspor’u 1-0 yenmesiyle sonuçlandı. İki takımın da formda olarak geldiği maçta Timsah Arena’da tek bir boş koltuk bile yoktu ve müthiş bir atmosfer vardı.

Maça iki takım da temkinli başladı. Le Guen, topu rakibe bırakıp sıkı bir alan savunmasıyla rakibine pozisyon vermemeyi planlamıştı. Aslında bu da tam olarak Aykut Kocaman’ın istediği oyun planıydı. Fenerbahçe topu ayağında tutan, hücumda fazla risk almadan pozisyonlar üretmeye çalışan bir oyun oynadı. Dolayısıyla iki takım da hata yapmayınca, pozisyon üretilemeyen ve 0-0’lık skorla sonuçlanan sıkıcı bir ilk yarı izledik.

Maçın 2. yarısında da aynı senaryo devam etti. Maçı heyecanlı kılan tek faktör Bursaspor taraftarının yarattığı atmosferdi. Karşılıklı cılız atakların yapıldığı maçta Ekong’un Soldado’yu düşürmesiyle Fenerbahçe’nin kazandığı penaltı maçın kilidini çözdü ve Fenerbahçe çok kritik bir 3 puanı cebine koydu.

Fenerbahçe, Süper Lig’de üst üste 4. maçını kazandı. Sarı-lacivertliler zirve yarışına ortak oldukları gibi takımı ileriye taşıyacak yüksek bir güven kazandılar. Bireysel olarak futbolcuların performanslarının yükselmesi de Fenerbahçe’nin geleceği için önemli bir etken olacaktır.

Galatasaray 4-2 Akhisarspor

Galatasaray, Igor Tudor’un son maçı olabilecek bir maçı daha kazasız şekilde atlattı, puanını 32’ye yükseltti ve Başakşehir’in de puan kaybetmesiyle tekrar lider oldu.

Galatasaray’ın zaman zaman baskı kurduğu ama oyunda 3-5 dakikalık kopukluklar yaşadığı bir ilk yarı izledik. Oyuncuların üzerindeki stres kendini belli oluyordu. Maicon’un kendi kalesine attığı golden sonra her şey Galatasaray’ın tam aleyhine dönecekken Miguel Lopes’in hatalı bir kararla oyundan atılması Galatasaray’ı kurtardı. Her ne kadar Olcan, Muslera’nın hatasında skoru 2-0’e getirse de Galatasaray’ın 2. yarıda maçı kazanabileceği rahatlıkla görülebiliyordu.

2. yarıda Fernando’nun erken bulduğu gol TT Stadyumu’ndaki tüm havayı tersine döndürdü. İlk yarı sonunda Tudor’u istifaya davet eden taraftarlar Gomis’in beraberlik golünün ardından ‘Sen olsan bari’ şarkısıyla tribünleri inlettiler. Futbol; anlık sevinç ve hüzünlerin yaşandığı güzel bir oyun. Bu maç da, bu tanımı bana yaptıran en güzel örneklerden biri oldu. 2-2’den sonra Gomis atılsa da Belhanda ve Feghouli’nin golleriyle skor belirlendi ve Galatasaray maçı 4-2 kazandı.

Galatasaray’ın şu an en büyük sıkıntısı Terim’in boşta olması ve Dursun Özbek’in Tudor’un arkasında durmaması. Şu an takım lider ve Tudor ile de şampiyon olma şansı var. Eğer Özbek, Tudor’un arkasında durduğunu çok net bir şekilde hissettiremezse Tudor’un başarısızlığı yönetimin başarısızlığıdır. Tudor’u ilk fırsatta kovmayı düşünüyorlarsa da bunu hemen yapıp Terim’i getirmeliler. Bu belirsizlikte Tudor’un başarılı olması gerçekten çok zor..

Kayserispor 1-1 Beşiktaş

Beşiktaş, Kayserispor karşısında çok önemli 2 puan bıraktı. Bu bırakılan 2 puan ile Galatasaray’ın 5, Fenerbahçe’nin 2 puan gerisine düşen siyah-beyazlıları ligde zor günler bekliyor gibi görünüyor.

Maça gelecek olursak aslında Beşiktaş’ın gayet iyi başladığını söylemek gerekiyor. Cenk ve Oğuzhan’ın maçın başında kaçırdığı %100’lük gol pozisyonları maçın kırılma noktalarıydı. Bu pozisyonların ardından Umut Bulut’un golü bulması Beşiktaş adına işleri zorlaştırsa da ilk yarının sonunda penaltıyla gelen gol tüm ibreyi Beşiktaş lehine çevirdi. Penaltı pozisyonunun da net penaltı olduğunu söylemek lazım. Cenk nizami şekilde, Umut’tan daha önce topa dokunuyor ve avantaj sağlıyor. Umut ise topa vurmakta geç kalınca rakibinin ayağına tekme atıyor ve Cenk’in avantajını bozuyor. Dolayısıyla faul ve penaltı.

2. yarıya gelecek olursak, Tiago Lopes’in atılması belki de Beşiktaş’ın başına gelebilecek en güzel şeydi. Buna rağmen rakibi 10 kişi kaldıktan sonra Beşiktaşlı futbolcuların oynadığı yavaş ve ruhsuz futbol bize sıkıcı bir 2. yarı seyrettirdi. Beşiktaş’ın yapması gereken, genelde en iyi yaptıkları şey olan topu hızlı çevirerek rakibin dengesini bozmak ve pozisyonlar üretmekti. Beşiktaş bunun yerine yavaş bir oyun ile topu kanatlara yollayıp, ortalarla gol bulmaya çalıştı. Rakip stoperler hata yapmayınca golü bulamadılar ve maçtan 2 puan bıraktılar.

Beşiktaş’ta oyuncular son 3-4 yıldır ilk defa ligde bu kadar isteksiz bir görüntü çiziyorlar. Puan kaybını rakip takımların kapanmasına bağlamak çok geçersiz bir bahane. Beşiktaş son 2 yıldır kapanan takımları rahatlıkla açabiliyordu. Ayrıca 10 kişilik bir takımın kapanmaktan başka bir çaresi de olamaz. Özetle Beşiktaş çok kritik bir 2 puan kaybetti ve Şampiyonlar Ligi dönüşlerinde bu puanları kaybetmeye devam ederlerse bundan sonra işleri çok zor..

Kasımpaşa 0-3 Trabzonspor

Trabzonspor, Kasımpaşa’yı deplasmanda 3-0 yenerek üst üste 4. galibiyetini aldı ve zirve yarışına iyice dahil oldu. Kazanma alışkanlığı edinmek gerçekten çok önemli bir durum ve Trabzonspor şu an için bunu başarmış durumda. Çok iyi futbol oynamasalar da kazanmayı biliyorlar. Rıza hocanın gelmesiyle takımda oluşan pozitif hava saha sonuçlarına da yansıdı.

Maçın ilk yarısına Kasımpaşa daha organize ataklar yaparak başladı. Temposu yüksek, boş alanların fazlasıyla bulunduğu, futbol kalitesinin fazla yüksek olmadığı bir yarı izledik. Tam devreye gidecekken Burak Yılmaz maçta yaratılması gereken farkı yarattı ve takımını soyunma odasına 1-0 önde gönderdi. Bu gol maçın tüm hikayesini değiştirdi ve ibre tamamen Trabzonspor’a döndü. İkinci yarıda Trabzonspor kontrollü bir oyun oynadı ve kalesinde fazla pozisyon vermedi. Özellikle Onazi harika bir maç oynadı. Orta sahada birçok top kapan Nijerya’lı, kaptığı topları da geçmiş maçlarına oranla  gayet iyi kullandı. Topla çıkışlarıyla da takımını oldukça rahatlattı.

Maçın kırılma noktası ise son dakikalarda Onur Kıvrak’ın yaptığı müthiş kurtarıştı. Geçtiğimiz hafta Antalyaspor karşısında da benzer bir kurtarış yapan Onur, takımını kurtaran isim oldu. Hemen ardından Rodallega ile golü bulan Trabzonspor uzatmalarda da Pereira’nın güzel asistinde Bero ile farkı skoru 3-0 yaparak maçı tamamladı.

Trabzonspor’da Rıza Çalımbay ideal 11’ini yavaş yavaş bulmaya başladı. İlk yarının bitimine kalan 2 maçta Bursaspor ve Karabükspor maçlarından 6 puan çıkarabilirse Trabzonspor ligin 2. yarısında farklı bir hedef koyabilir. Zaman neler gösterecek göreceğiz..

Haftanın Diğer Maçları

Haftanın geride kalan maçlarının en önemlisi Sivasspor ve Başakşehir arasında oynandı. Başakşehir lider girdiği haftada vasat bir futbolla Sivasspor’a 1-0 mağlup oldu ve liderliği Galatasaray’a kaptırdı.

Göztepe, Yeni Malatyaspor deplasmanından çok kritik bir 3 puanla döndü ve maçı 3-2 kazanmayı bildi. Tamer Tuna’nın takımının bütün golleri duran toptan bulması maçın en önemli notlarındandı.

Leonardo’nun istifa ederek görevinden ayrıldığı Antalyaspor, Gençlerbirliği ile son dakikalarda bulduğu golüyle 1-1 berabere kaldı. Hafta arasında Ali Şafak Öztürk de istifa etti. Antalyaspor’u zorlu günler bekliyor.

Osmanlıspor İrfan Buz yönetiminde evinde iyi maçlar çıkarmaya devam ediyor. Vagner Love ve Jr. Fernandes’in yokluğunda Alanyaspor’u da 3-0 ile geçmeyi başardılar. Ellerindeki kadroyla daha iyisini yapabilecek güçteler.

Haftanın son maçında ise Konyaspor ligin son sırasındaki Karabükspor’u 2-0 ile geçti. Ev sahibi ekipte eksikler olmasına rağmen Mehmet Özdilek’in oynattığı genç oyuncular iyi performans verdiler. Karabükspor düşmenin maalesef en büyük adayı..

Süper Lig’de 15. Haftanın ‘En’leri

Haftanın Takımı: Trabzonspor

Haftanın Teknik Direktörü: Samet Aybaba

Haftanın Futbolcusu: Burak Yılmaz

Haftanın Golü: Olcan Adın

 

Hakkında - Doğuş Usta

Anadolu Üniversitesi İngilizce İktisat bölümü mezunu, İstanbul'da yaşayan, sporun birçok dalıyla yakından ilgili bir sporsever. Twitter'da Takip Et!

Bir Makale Daha?

Çocukların Yarattığı Şampiyon: FC Panyee

Hiçbir şeyi olmadan çok şey kazananların takımı. FC Panyee. Tamamen gerçek bir hikaye, hayatın tam …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir