Ana Sayfa / Formula 1 / Türkiye’nin F1 Macerası ve İstanbul Park

Türkiye’nin F1 Macerası ve İstanbul Park

Takvimler 21 Ağustos 2005’i gösterdiğinde Türkiye’deki pek çok F1 sever için bir rüya gerçeğe dönüşüyordu. Tarihteki ilk F1 Türkiye GP’si start alıyordu. Ancak ne yazık ki bu rüya 2011 yılında sona erecek ve hafızalarda güzel bir anı olarak kalacaktı. Bizler de İstanbul Park’ta gerçekleştirilmiş olan 7 Grand Prix’i yeniden hatırlatmak istedik ve gelecekte F1’in yeniden Türkiye’ye dönüp dönmeme ihtimalini değerlendirdik.

7 Yıllık F1 Türkiye GP Serüveni (2005-2011)

İstanbul’un Anadolu yakasında Kurtköy bölgesine inşa edilen pist ilk yarışına 2005 yılında ev sahipliği yaptı. Ünlü 8. virajı, saat yönünün tersine dönülen bir pist olması, geçişe imkan veren ve pilotları zorlayan yapısı ile öne çıkan pist 2000’li yıllarda Hermann Tilke’nin kaleminden çıkan en iyi pistlerden biri olurken pek çok pilotun da beğenisini kazandı.

Heyecanlı İlk Yıllar

Türkiye’de gerçekleştirilen ilk yarış, Alonso ile Raikkonen’in şampiyonluk mücadelesi verdiği sezonun sondan altıncı yarışı idi. Bütün hafta sonu McLaren ve Raikkonen’in üstünlüğü ile geçilirken yarışta da sürpriz yaşanmamış ve Kimi Raikkonen tarihteki ilk F1 Türkiye GP’sini kazanmıştı. Buna karşın sondan bir önceki turda yarışı ikinci sırada götüren ve McLaren’e bir duble hediye etmeye hazırlanan Juan Pablo Montoya, Tiago Monteiro’ya tur bindirirken yaşadığı olay nedeniyle difüzörüne hasar verecek ve ikinciliği o sezonu şampiyon olarak tamamlayacak olan Fernando Alonso’ya hediye edecekti. Montoya’nın bu yarışta kaydettiği 1:24.770’lik tur zamanı ise hala pistin tur rekoru olma özelliğini taşıyor.

2005 yılında tam 110 bin biletli izleyicinin canlı olarak takip ettiği yarış ise hala Türk spor tarihinin en kalabalık organizasyonu olma özelliğini taşıyor.

2006 sezonunda sezonun sondan beşinci yarışına ev sahipliği yapan İstanbul Park, unutulmaz bir Alonso – Schumacher mücadelesine ev sahipliği yapacaktı. Ferrari’nin üstün götürdüğü yarışta çıkan güvenlik aracı pit-stopları başlatırken, Massa ve Schumacher’i aynı anda pite alan Ferrari bu hamleyle ikinciliği şampiyonadaki rakibi Alonso’ya bırakmak zorunda kalıyordu. Yarışın son 15 turu unutulmaz bir ikincilik mücadelesine sahne olurken Ferrari’nin Brezilyalı pilotu Felipe Massa rahat bir şekilde kariyerinin ilk zaferine uzanıyordu. Bunlarla beraber o hafta sonu ikinci antrenmanlarda BMW-Sauber ile boy gösteren Sebastian Vettel ise ilk kez resmi bir seansa katılacak ve araca bindikten yalnızca 6 saniye sonra hız limitini aşarak tarihe “en kısa sürede ceza alan pilot” olarak geçecekti.

Tarihteki üçüncü Türkiye yarışına gelindiğinde bu kez şampiyonluk mücadelesi veren ekipler McLaren ve Ferrari’ydi. Felipe Massa pol pozisyonundan başladığı yarışta üst üste ikinci kez zafere ulaşırken, 2005’in galibi Raikkonen yarışı ikinci sırada tamamlamıştı. McLaren’de ise lastik patlatan Hamilton hem podyumun son basamağını hem de şampiyonada çok değerli puanları takım arkadaşı Alonso’ya bırakıyordu.

Takvim Değişikliği

2008 sezonu ile birlikte İstanbul Park’ın takvimdeki yeri de değişiyordu. İlk üç sezonda yarış, Avrupa sezonunun son bölümünde Ağustos ayında gerçekleştirilirken 2008’den itibaren Mayıs ayına ve Avrupa sezonunun başına alınmıştı. Buna karşın kazanan isim değişmeyecekti. Felipe Massa İstanbul’da üst üste üçüncü kez zafere ulaşırken bir pit-stop fazla yapan Lewis Hamilton bu kez iki Ferrari’nin arasına girerek podyuma çıkıyordu.

2009’daki büyük kural değişiklikleri ile birlikte zirvedeki isimler de değişmişti. Brawn GP ve Red Bull’un öne çıktığı sezonda kazanan da farklı bir isim olacaktı: Jenson Button. O sezonu şampiyon olarak tamamlayacak Button’u ise önümüzdeki yıllara damgasını vuracak Red Bull’dan Webber ve Vettel izliyordu. Bununla beraber İstanbul Park’ta her geçen yıl azalan seyirci sayısı ve kapatılmaya başlanan tribünler dikkat çekiyordu. Sözleşmesinin son iki yılına giren Türkiye GP’si için tehlike çanları çoktan çalmaya başlamıştı.

Sondan bir önceki yarış olan 2010 F1 Türkiye GP’si unutulmaz bir yarış olacaktı. Bitime 18 tur kala yarışı ilk iki sırada götüren Vettel – Webber ikilisi birbirine temas ederken bu olay Vettel’in yarış dışı kalması ve Webber’in de zorunlu bir pit-stop yapması ile son bulacak ve Formula 1 tarihinde unutulmayan olaylar arasına girecekti. Bu ikilinin kazasının ardından ise seyircileri iki McLaren’in galibiyet mücadelesi bekliyordu. Kazanan Lewis Hamilton olurken, son şampiyon Jenson Button ikinci sırada finiş görüyordu.

İstanbul Park’a Veda

2011 yılında gerçekleştirilen son Türkiye GP’sine geldiğimizde yarışın geleceği belirsizdi. F1’in ticari haklarının temsilcisi Bernie Ecclestone, Türkiye hükümetiyle maddi konularda anlaşamazken dönemin başbakanı Erdoğan tarafından yapılan “Hiç para vermeden yapacaklarsa gelsin yapsınlar. Biz parayla yapmıyoruz. Burayı kendi özel etkinliklerimiz için kullanacağız.” açıklaması artık sona gelindiğini gösteriyordu.

Öte yandan o sezon gerçekleştirilen yarış o tarih itibariyle 1983’ten bu yana en çok geçiş görülen yarış ve en çok pit stop yapılan yarış olma ünvanını alacaktı. Red Bull ikilisi bu kez Vettel ve Webber ikilisi ile birlikte finişe ilk iki sırada gelmeyi başarırken sert lastikleri çalıştıramayan Ferrari ile Alonso yarışı üçüncü sırada noktalıyordu.

İstanbul Park’ta Kazananlar

2005 – Kimi Raikkonen (McLaren-Mercedes)

2006 – Felipe Massa (Ferrari)

2007 – Felipe Massa (Ferrari)

2008 – Felipe Massa (Ferrari)

2009 – Jenson Button (Brawn-Mercedes)

2010 – Lewis Hamilton (McLaren-Mercedes)

2011 – Sebastian Vettel (Red Bull-Renault)

F1 Türkiye’ye Geri Dönecek mi?

Ne yazık ki 2011 yılında gerçekleştirilen son yarışın arından İstanbul Park için yakın tarihte böyle bir ihtimal görünmüyor. Pistin işletmesini devralan Intercity, zaman zaman F1’in Türkiye’ye geri döneceğini söylese ve hem devlet yetkilileri ile hem de F1 yönetimi ile anlaşmanın yapıldığını söylese de ne Türk yetkililer ne de F1 yönetimi tarafından bu konuyla ilgili bir açıklama var.

2017 yılında çıkan son haberlerle birlikte yarışın 2018’de dönme ihtimalinden bahsedilmiş olsa da kısa süre içerisinde bu haberlerin gerçek olmadığı, bir pazarlama aracı olarak kullanıldığı ve F1’in yeni sahipleri Liberty Media ile herhangi bir anlaşmaya varılmadığı açığa çıktı. Önümüzdeki seçim dönemi, ekonomik belirsizlikler ve devlet politikaları göz önünde bulundurulursa şu anki hükümetin F1’i geri getirmeyeceğini, dolayısıyla kısa vadede İstanbul Park’ta Formula 1 izleme ihtimalimizin olmadığını söyleyebiliriz.

Hakkında - Serhat Kurtuluş

Formula 1 ve motor sporlarıyla yakından ilgileniyor, Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunu.

Bir Makale Daha?

Formula 1 | Brezilya GP: Mercedes Üst Üste 5. Kez Takımlar Şampiyonu

Sezonun 20. yarışına ev sahipliği yapan Brezilya GP’sinde zafer Lewis Hamilton’un oldu. İngiliz pilotu Red …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bültenimize Kayıt Olun!

GÖNDER!
close-link