Ana Sayfa / Formula 1 / [F1] Monako GP: Podyumun Rengi Kırmızı

[F1] Monako GP: Podyumun Rengi Kırmızı

Motor sporları dünyasının ve F1 takviminin en önemli yarışlarından birisi olan Monako’da Ferrari 16 yıl sonra kazandı. Vettel’i takım arkadaşı Raikkonen takip ederken podyumdaki üçüncü isim Red Bull pilotu Daniel Ricciardo oldu.

Geleneksel Perşembe Antrenmanları

Monako’ya gelinirken herkesin aklında Mercedes’in uzun dingil mesafesi ile dar caddelerde ve yavaş virajlarda zorlanıp zorlanmayacağı sorusu vardı. Gümüş oklar cephesinden yapılan açıklamalarda bunun bir sorun olmayacağı söylense de geçmişte bu karakteristiğe sahip araçların (2007-Ferrari gibi) Monako’nun dar virajlarında performans bulamadığını görüyorduk.

Perşembe sabahı (Monako, antrenmanların perşembe günü yapıldığı tek yer) yeşil ışığın yanmasıyla beraber hafta sonuna başlamış olduk. İlk antrenmanlarda Mercedes, Ferrari ve Red Bull üçlüsü birbirine oldukça yakın görünürken, Hamilton seansı ilk sırada noktaladı. İkinci antrenmanlarda ise Vettel en yakın rakibi Ricciardo’ya yarım saniye fark atarak rakiplerine göz dağı vermiş oldu. Mercedes ikinci seansta çok geride kalırken Toro Rossolar 4 ve 5.olarak sürpriz yaptı. Alonso’nun Indy500’de yarışacak olması nedeniyle bir yarışlığına geri dönen Button da yeni araçlara çabuk alıştı ve takım arkadaşına yakın bir performans gösterdi. Lance Stroll ise bir antrenman seansına daha kazayla veda ederek izleyenleri şaşırtmadı.

Cumartesi

Cumartesi sabahı gerçekleştirilen antrenmanlara Ferrari damgasını vururken onları Mercedes, Red Bull ve Toro Rossolar izledi. Motor gücü etkisinin azalması ve mekanik yol tutuşun öne çıkması gibi faktörler sıralama turları öncesinde Red Bull, Toro Rosso ve McLaren gibi takımların işine gelirken, lastik aşınma seviyesinin düşük olması, tek turda lastiği yeterince ısıtamama ve düşük hızlı virajlar Mercedes, Williams ve Renault gibi takımlar için hafta sonunun zor geçmesi anlamına geliyordu.

Sıralama turlarında ise bu yılın en yakın mücadelesini gördük. İlk seans sona erdiğinde ilk 15 pilot yalnızca 0,8 saniye içinde sıralanıyordu. İki Sauber’e ek olarak Renault’dan Palmer, Williams’tan Stroll ve son antrenmanlarda yaptığı kazanın ardından aracı son anda yetiştirilen Force India pilotu Ocon ilk seansta sıralama turlarına veda etti. İkinci seansta ise hafta sonunun en büyük sürprizini gördük. İlk denemesinde istediği yol tutuşu bulamayan ve iyi bir tur atamayan Hamilton son dakikaya elenme bölgesi içinde girdi. Son turunda ikinci sektör itibariyle kendi derecesini geliştirerek gelirken Vandoorne’un yaptığı kaza ile sarı bayrağın çıkması ve turu bırakmak zorunda kalması ise İngiliz pilotun elenmesi anlamına geliyordu. Kvyat, Hulkenberg, Magnussen ve Massa elenen diğer isimler oldular.

İlk iki seans boyunca görülen yakın mücadele son seansta da devam etti. İlk üç pilot sadece 0,045 saniye içine sığarken pol pozisyonunu Raikkonen aldı. Fin pilotun ardından Vettel ve Bottas sıralanırken onları iki Red Bull izledi. Geri kalanların en iyisi ise Carlos Sainz oldu. McLaren bu sezon ilk kez iki pilotuyla birden Q3 gördü fakat motor değişikliği nedeniyle 15 sıra geriye düşecek olan Button ve geçen yarıştan cezası olan Vandoorne’u zor bir yarış bekliyordu.

Bu sonuçla Ferrari bu sezon ikinci kez ilk çizgiyi kapatırken Raikkonen ise Fransa 2008’den bu yana ilk pol pozisyonunu elde etmiş oldu.

Pazar (2017 Monaco GP)

Takvimin mesafe olarak en kısa yarışı (diğer yarışlar için 305 km limiti bulunurken Monako’da yarış mesafesi 260 km) ve geçiş yapmanın en zor olduğu pist olan Monako’da ilk çizgiden başlayan Ferrarilerin ve gerilerden başlayan Hamilton’un nasıl bir yarış geçireceği merak konusu idi. Pirelli’nin bu sene ürettiği “aşınmayan” lastikler ise Monako için stratejik bir hamle yapılmasını zorlaştırıyordu.

Startın ardından ilk pit stoplara kadar sıralamada ciddi bir değişiklik olmazken Vettel, Raikkonen’in farkı açmasına izin vermedi. Devamında Bottas, Verstappen ve Ricciardo grubunda ise zar atan ilk isim Verstappen oldu. Ancak hemen 1 tur sonra bu hamleye cevap veren Mercedes cephesi Bottas’ı Red Bull pilotunun önünde tutmayı başardı. Diğer yandan öndeki ikili arasında önce pite gelen lider Raikkonen oldu. Pitin ardından tur bindirme trafiğinin içine düşen Raikkonen karşısında Ferrari, Vettel’e ciddi bir kazanma şansı vermiş oldu. Bu bölümde Ericsson’a tur bindirmesi dışında 5-6 tur önü açık şekilde çok iyi bir tempo yakalayan Sebastian Vettel’in Raikkonen’e karşı yavaş yavaş farkı açtığını gördük. Buz adam trafikten kurtulduktan sonra da yeni süper yumuşak lastikleri ile Vettel’in tur zamanlarına cevap veremeyince Alman pilot pitten takım arkadaşının önünde dönmeyi başardı. Tabi bu noktada Ferrari kenar yönetimi Raikkonen’i pite alırken aynı zamanda trafikte döneceğini ve zaman kaybedeceğini de biliyordu. Bu açıdan değerlendirecek olursak takımın galibiyet yolunda Vettel’e yardımcı olduğu sonucuna rahatlıkla varabiliriz. Ancak şampiyonaya bakılacak olursa mantıklı olan da Vettel’in önde olmasıydı. Zira Vettel hem öne geçtikten sonra hem de güvenlik aracı periyodundan sonra takım arkadaşı ile arayı açarak daha hızlı olduğunu ve galibiyeti hak ettiğini gösterdi. Bu sonuçla Ferrari, 2010 Almanya’dan bu yana ilk kez 1-2 olurken 2001’deki Schumacher zaferinden bu yana da ilk Monako galibiyetini aldı.

Podyum savaşında ise Bottas, Verstappen ikilisi pitlerin ardından Carlos Sainz’ın arkasına takılınca yola devam eden Ricciardo için bir fırsat doğdu. Aynı Vettel’in yaptığı gibi önü açıkken attığı turları çok iyi değerlendiren Ricciardo, pitten Bottas ve Versteppen’in önünde dönmeyi başardı. Zaten Monako’nun dar caddelerinde geçiş yapmanın imkansız olduğu göz önünde bulundurulacak olursa öne geçmeyi planlayan pilotlar için tek stratejik hamle şansı da buydu. Yine yarışa geriden başlayan Hamilton da benzer bir stratejiyi izledi. Bütün rakiplerinin pite girmesini bekleyen İngiliz pilot pit stoplardan önce 11.olmasına rağmen attığı turlarla pitten 7.çıkmayı başardı ve kendisi için bu hafta sonu ulaşabileceği en üst noktaya çıkmış oldu. Vettel’in 1.liği ve Hamilton’un 7.liği sonucunda pilotlar şampiyonasında fark 25 puana çıkmış oldu.

 

Carlos Sainz geride kalan pilotların en iyisi olarak iyi bir iş çıkarırken iki Haas birden rakiplerinin yaşadığı sorunları da iyi değerlendirerek puan almayı başardı. Massa Williams’la aracının zayıf kaldığı bir pistte değerli puanlar kazanırken Force India’ların puan alma serisi burada son bulmuş oldu. McLaren cephesine dönecek olursak; Vandoorne, iyi götürdüğü ve puan alabileceği bir yarışta kendi hatasıyla yarış dışı kaldı ve hayal kırıklığı yaşadı. Diğer yandan bu hafta Indy500’de yarışan Alonso’nun koltuğunu bir yarışlığına devralan Jenson Button ise cezalar nedeniyle geriden başladığı yarışta Sauber pilotu Pascal Wehrlein’ı kötü bir atakla bariyerlere gönderirken kendi süspansiyonunu da kırarak yarış dışı kaldı.

Emeklilikten dönen İngiliz pilotun yaptığı bu hata tecrübesine hiç yakışmadı. Öte yandan Sauber’de Marcus Ericsson’un güvenlik aracı periyodunda yaptığı kaza da yarış içerisinde ilginç bir sahne oldu. Renault cephesinde ise Palmer 11.olurken Hulkenberg mekanik sorunla yarış dışı kaldı. Böylelikle pist üstü geçiş göremediğimiz, yarışın galibinin stratejiyle belirlendiği, bol kazalı ve Akdeniz manzaralı klasik bir Monako GP’yi geride bırakmış olduk.

Sezonun 7.yarışı 9-11 Haziran’da Kanada’da gerçekleştirilecek.

Hakkında - Serhat Kurtuluş

Formula 1 ve motor sporlarıyla yakından ilgilenen Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik öğrencisi.

Bir Makale Daha?

Formula 1 | Japonya GP Sıralama Turları: Hamilton’dan Suzuka’da İlk Pol

Sezonun sondan 5.yarışına ev sahipliği yapan F1’in ikonik pistlerinden Suzuka’da pol pozisyonu Lewis Hamilton’un oldu. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir