Ana Sayfa / Formula 1 / Formula 1 | 7 Maddede Sezonun İlk Çeyreği

Formula 1 | 7 Maddede Sezonun İlk Çeyreği

20 yarışlık 2017 sezonunda ilk 5 yarışı geride bıraktık. Mercedes-Ferrari savaşı, hızlanan araçlar, zorlaşan geçiş hamleleri, F1’in yeni yönetimi ve diğerleri… İşte sezonun ilk 4’te 1’lik bölümünden akılda kalanlar:

1. Zirvede Özlenen Rekabet Geri Geldi

İlk 5 yarışta Mercedes’in 3 galibiyetine karşılık Ferrari’nin 2 galibiyeti, Vettel ve Hamilton’un 2’şer galibiyeti her şeyin özeti gibi aslında. Formula 1 severlerin uzun yıllardır beklediği “iki farklı takımın zirve rekabeti” bu sezon itibariyle gerçekleşiyor. 2014 yılında turbo hibrit motorların gelmesiyle sporu domine etmeye başlayan Mercedes’e karşı 2008’den bu yana şampiyonluk alamayan Ferrari’nin mücadelesini izliyoruz. Hamilton ve Vettel takımları adına başrol oyuncuları olurken Raikkonen ve Bottas’ın birbirlerinden çaldıkları puanlar takımlar şampiyonasının kaderini belirliyor. Kısa ve yavaş virajlar Ferrari’ye yararken uzun ve hızlı virajlarda daha iyi bir yere basma kuvveti elde eden Mercedes öne çıkıyor. Sezona performans anlamında birbirine çok yakın seviyede başlayan iki takım arasında kazananı sezon içi gelişimi belirleyecek. Ancak şuna şüphe yok ki bu rekabetin gerçek kazananı F1 fanları olacak.

2. Bottas Kolay Lokma Olmayacak

Sezon başında son şampiyon Rosberg’in sürpriz emekliliğinin ardından takıma dahil olan Valtteri Bottas için herkes şüpheliydi. İlk yarışlarda tek turda Hamilton’a oranla geride kalması ve Çin’de güvenlik aracı ardında spin atarak geriye düşmesi eleştiri oklarını üzerine çekerken önce Bahreyn’de gelen pole pozisyonu ve ardından Rusya’da gelen ilk zafer Bottas’ın buraya ikinci pilot olmaya gelmediğini ve kolay lokma olmadığını göstermiş oldu. Kendisine gelen eleştirilere aldığı sonuçlarla cevap veren Fin pilot takım arkadaşını performansıyla rahatsız etmeye devam edecek ve şampiyonaya renk katacak gibi görünüyor.

3. Honda Hala Çok Zayıf ve Dayanıksız

McLaren-Honda ortaklığının 3.sezonuna girilmesi ve sezon başında motor gelişim sınırının kalkmasıyla herkesin büyük bir gelişim beklediği Honda yine hayal kırıklığı yaşıyor. Geçtiğimiz sezon ortalama bir performans ve dayanıklılık yakalayarak puan kazanmaya başlayan McLaren için bu sezon ön grubu yakalama ümidiyle başlasa da testler ve sezon başlangıcının ardından işler adeta en başa dönmüş oldu. Tamamen sıfırdan tasarlanan güç ünitesi hem güç hem de dayanıklılık anlamında isteneni veremezken ilk 5 yarışta yalnızca 3 finiş gören McLaren-Honda 7 kez yarış dışı kaldı ve takımlar şampiyonasında puan alamayan tek takım konumunda. McLaren cephesinde sabırların tükenirken İspanya’da Mercedes patronu Toto Wolff ile görüşülmesi 2018 yılı için de McLaren-Mercedes söylentilerini körükledi. Öte yandan Alonso’nun Monaco GP’yi kaçırarak Indy500’de yarışmayı tercih etmesi ve sezon sonunda kontratının bitiyor olması, McLaren’in çifte şampiyon pilotunu elinde tutması ihtimalini zorlaştırıyor.

4. Geçiş Yapmak Zorlaştı

Aslında bu konuya son yıllarda takımların ve taraftarların çok şikayetçi olduğu lastik aşınmasından başlamak gerekiyor. Geçtiğimiz sezonlarda görülen daha yüksek arka kanatlar, araçların aerodinamik yapısı ile birlikte arka bölüme daha az kirli hava gitmesini sağlıyor bu da araçların birbirini takip etmesini ve geçiş yapmayı kolaylaştırıyordu. Buna farklı aşınmışlık oranlarına sahip farklı lastikleri kullanan pilotlar ve DRS de eklenince geçiş yapmak aşırı kolay hale gelmişti. Bu sezonki kurallarla beraber araçların birbirini takip etmesi zorlaşırken aynı zamanda bir diğer değişiklik de Pirelli lastiklerinde meydana geldi. Artık 3-4 pitstoplu yarışlar yerine çoğunlukla tek, bazen iki pitstoplu yarışlar görülüyor. Yani lastik aşınması ve lastiklerin tur geçtikçe performans düşüm oranları çok daha azaldı. Lastikler arası performans farkı azalınca stratejik derinlik ortadan kalkmış oldu, bu da farklı stratejileri izleyen pilotların arka arkaya gelip birbirlerine karşı mücadele verme ihtimalini ortadan kaldırdı. Yani aşınmayan lastiklerle herkesin tek pit stop yaptığı bir yarışta, birbirini yakından takip edemeyen araçların DRS yardımı ile dahi geçiş yapmaları zorlaşmış oldu. Bu da geçmişe oranla daha cesur ve “gerçek” ataklar görmemizi sağlasa da Rusya, Avustralya gibi pistlerde yarışların fazla tekdüze ve sıkıcı olmasına neden olabiliyor.

5. Orta Grup Birbirine Çok Yakın

Son yıllarda alışık olmadığımız kadar yakın bir orta grupla karşı karşıyayız. İlk 5 yarışın sonunda 3 kez sıralama turlarının ilk seansında 5 farklı takımın elendiğini gördük. Sezon başında herkesin son sıra için favorisi olan Sauber ise 5 yarışın 4’ünde sıralama turlarında ikinci seansı görmeyi başardı. McLaren’in beklenen gelişimi gösterememesi ve Renault’nun bir önceki yıla göre büyük adım atması orta grubun yakın kalmasını sağlayan faktörlerden bazıları olurken çaylak ve takım değiştiren bazı genç pilotların da araçlarından maksimumu çıkartamıyor oluşları arka sıralarda çeşitliliğin artmasını sağlıyor. Örneğin Stroll, Vandoorne ve Palmer ilk 5 yarışın sonunda takım arkadaşlarını sıralama turlarında hiç geçemezken takım arkadaşlarının 32 puanına karşılık bu üç pilotun ilk 5 yarışta hiç puan alamadıklarını görüyoruz. Sezonun geri kalanı için 4.lük favorisi olarak Force India görünürken Williams, Toro Rosso ve Renault arasındaki mücadelenin zaman zaman Haas ve McLaren’in de katılımı ile birlikte izlemeye değer olduğu aşikar.

6. Orta Sıraların Parlayan Yıldızları

Vettel, Raikkonen, Alonso ve Bottas gibi pilotların kontratlarının sezon sonunda biteceğini düşünecek olursak önümüzdeki sezon için pek çok pilotun hayalini süsleyen Mercedes ve Ferrari koltuklarının boşalacağını söyleyebiliriz. Perez, Sainz, Ocon ve Hulkenberg gibi pilotlar bu koltukları kapmak için sezonun ilk çeyreğini olabildiğince iyi değerlendirdiler. Force India pilotları şu ana kadar bütün yarışlarda her iki pilotuyla da puan alırken hem Perez’in son yıllarda olgunlaşan sürüşü, hem de Ocon’un takıma çabuk adaptasyonu göz doldurdu. Sezon başında Renault’a geçen ve uzun bir projenin parçası olan Hulkenberg takım arkadaşına karşı ezici bir üstünlük kurarken ilk 5 yarışta 3 kez son seansa kalmayı başardı ve geçen sezonu 8 puanla noktalayan Fransız ekibine şimdiden tek başına 14 puan kazandırmayı başardı.Yine Toro Rosso’dan Carlos Sainz da takım arkadaşına karşı puan tablosunda 17’ye 4’lük bir üstünlük kurarken ilk 5 yarışın 4’ünde puan kazanmayı başardı. Ricciardo’nun Ferrari’ye gideceğine dair söylentiler gerçeklik kazanırsa RedBull koltuğu için ilk aday genç İspanyol pilot olacaktır.

7. Liberty Media Umut Vaat Ediyor

Fan festivalleri, yarış hafta sonlarına özel F1 deneyimleri, konserler, aktiviteler ve daha fazlası… Formula 1’in Amerikalı yeni hissedarları sporu taraftarlar adına çekici kılmak ve daha şeffaf yapmak adına önemli adımlar atıyorlar. Ecclestone yönetiminde sosyal medyayı neredeyse hiç kullanamayan, taraftarlara karşı ulaşılabilirlikten oldukça uzak kalan spor taraftar potansiyelini maksimize edemediği için eleştiriliyordu. Chase Carey önderliğinde yeni girişimlerde bulunan F1 yönetimi artık taraftarlara “garaj içinde konaklama”, eski F1 araçları içinde tur atma, pit-stop ile lastik değiştirme gibi interaktif imkanlar sağlıyor. Bunun yanında pist çevrelerinde düzenlenen konser-eğlence etkinliklerinin artışı, verilen promosyon hediyeler de taraftarları piste çekmek adına oldukça olumlu adımlar. Buna ek olarak F1 artık takımlar ve pilotların garajlarından sosyal medya üzerinden bol bol yayın yapıyor. Kısacası Amerikalılar bu işi nasıl tam bir festivale dönüştürebileceklerini şimdiden gösterdiler.

Hakkında - Serhat Kurtuluş

Formula 1 ve motor sporlarıyla yakından ilgilenen Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik öğrencisi.

Bir Makale Daha?

[F1] Britanya GP: Hamilton Kendi Evinde Kazandı

Silverstone’da gerçekleştirilen sezonun 10.yarışını Mercedes pilotu Lewis Hamilton kazanırken takım arkadaşı Valtteri Bottas ikinci oldu. ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir