Ana Sayfa / Futbol / Şampiyon Beşiktaş 2015-2016

Şampiyon Beşiktaş 2015-2016

2015/16 sezonunun şampiyonu Beşiktaş, tarihinin 14. şampiyonluğuna ulaştı. En son şampiyonluğuna 2009 yılında ulaşmış olan Beşiktaş bu sezon şampiyon olarak hem büyük bir özleme son verdi hem de belki de büyük yükselişinin başlangıcını yapmış oldu. Başından sonuna hikayelerle dolu olan bu şampiyonluk öyküsünü ‘Feda’ sezonundan başlayarak anlatalım;

Fedadan 14. Şampiyonluğa!

Önce Feda Sonra Veda

2011/12 sezonunun sonlarında Yıldırım Demirören’in bıraktığı koltuğa Fikret Orman gelmiş, bir sonraki sezonun planları yapılmaya başlanmıştı. Fikret Orman’ın devraldığı kulüp maddi açıdan tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden birini geçiriyordu. Yıldırım Demirören’in başarısızlıkları, borçlanarak yaptığı yıldız transferleriyle halının altına süpürme çabası öyle bir noktaya gelmişti ki Beşiktaş Finansal Fair Play kurallarına uyamadığı gerekçesiyle Uefa tarafından Avrupa kupalarından men edilmişti. Sportif başarısızlığın üstüne bir de ekonomik sıkıntılar eklenince Beşiktaş ”dip” zamanlarından birini yaşamaya başlamıştı. Beşiktaş ve Fikret Orman bu şampiyonluğun da kanıtlamış olduğu çıkış noktasını buldu ve 2012/13 sezonu için ‘Feda’ dedi. Beşiktaş beklentileri düşürerek girdiği feda sezonunda önceki yıllardaki yıldız transfer yapma alışkanlığını bozdu ve transfere sadece 4 milyon€ harcadı. Bu transferlerde şampiyon olan kemik kadrodan Oğuzhan Özyakup ve Olcay Şahan transferleri de yer alıyordu. Bu iki oyuncuya sadece 1,3 milyon € ödendi. Birçok oyuncu takımdan gönderilerek futbola ayrılan bütçe küçültüldü. Takımdaki oyuncularla pazarlık yapılıp birçoğunun maaşlarında indirime gidildi ve genç oyuncularla çalışmayı seven Samet Aybaba takımın başına getirildi. Beşiktaş zaman zaman iyi futbol oynadığı feda sezonunu 58 puanla 3. sırada bitirdi. Evinde oynayıp 3-0 kazandıkları Gençlerbirliği maçıyla da güzel anılarla dolu bir tarihin sonuna gelindi, yeni tarihler yazmak için yeni bir yola çıkıldı. İnönü devri kapandı.

inönü son maç

 

Slaven Bilic ve 2013/14 Sezonu

Beşiktaş 2013/14 sezonuna oldukça ümitli girdi. Yapılacak yeni stadyumun aynı yere yapılacağı kesinleşmiş, bir önceki sezonun sonunda futbol direktörlüğüne Önder Özen getirilmiş ve sezon öncesi takımın teknik direktörü olması için Slaven Bilic ile anlaşılmıştı. Beşiktaş o sezon transfere 14 milyon€ para harcamıştı. 2015/16’da şampiyon olacak kadro yavaş yavaş kuruluyordu. Bedavaya transfer edilen Atiba‘nın yanında Tolga Zengin, Kerim Frei gibi isimler kadroya eklenmiş, Gökhan Töre de kiralık olarak takıma katılmıştı. Slaven Bilic her haliyle ‘Çarşı Ruhu’nu yansıtan karizmatik bir hocaydı. Önder Özen’in taraftar tarafından kabul görmesi ve o zamanlar takımdaki sevilen adamlardan Fernandes‘in sahadaki duruşu Beşiktaş taraftarını umutlandırmıştı.

slaven bilic ve önder özen

Beşiktaş sezona 2-0’lık Trabzonspor galibiyetiyle başladı. İlk haftalarda takım oldukça iyi futbol oynuyordu tâki 5. haftadaki olaylı Galatasaray maçını kaybedene kadar. O maç takımın düşüşüne sebep oldu. Beşiktaş o zamanlar kendi evi olmayan tecrübesiz bir takımdı ve saha dışı faktörler sonuçlara da fazlasıyla yansıyordu. Sezon içinde Bilic ile Önder Özen arasında da anlaşmazlıklar olduğuna dair haberler çıkmaya başlamıştı. Beşiktaş genel olarak iyi futbol oynadığı ama önemli maçlarda rakiplerini yenemediği, dönüm noktalarından başarısız ayrıldığı bir sezon geçiriyordu. Aynı zamanda rakiplerden Fenerbahçe de son yılların en iyi sezonlarından birini geçiriyordu ve puan farkını oldukça aşmıştı. Ligin sonuna gelindiğinde Fenerbahçe nisan ayında şampiyonluğu garantilemiş, Beşiktaş ise son haftalarda puanlar kaybederek Galatasaray’ın ardından 3. olmuştu. Bu durum, yaşanan olumsuzluklar ve takımın kendi sahasında oynamaması gibi dezavantajlar da gözetilerek kabul edildi ve oynattığı futbolla ümit veren Bilic’e güvenilip bir sonraki sezona başlandı.

 

Demba Ba – Şampiyonluk Hedefi – 2014/15 Sezonu

2014/15 sezonu artık Beşiktaş için direkt şampiyonluğa konsantre olunan bir sezondu. Bu yolda Slaven Bilic’e güvenilmişti. Temmuz ayında Önder Özen’in istifa etmesi tartışmalara yol açsa da henüz kulüp ile başarı kazanamayan başkan Fikret Orman destek görmeye devam ediyordu.

beşiktaş şampiyonluk öyküsü

Beşiktaş bu sezon da takımı baştan kurmak yerine sadece gerekli bölgelere nokta atışı transferler yaptı. 6 milyon€ verilerek transfer edilen Demba Ba büyük ses getirmiş, Gökhan Töre bonservisiyle takıma katılmış, Jose Sosa kiralık olarak alınmış ve Cenk Tosun da bonservissiz olarak kadroya dahil olmuştu. Beşiktaş artık büyük oynamaya başlamıştı. Demba Ba daha ilk maçında kalitesini göstermiş, Beşiktaş iyi oyunla Feyenoord’u elemişti. Daha sonra Arsenal’e elenip Şampiyonlar Ligi gruplarına kalınamasa da Beşiktaş hem oynadığı iyi futbolla herkesi etkilemiş hem de yapılan transferlerin yarattığı olumlu etki camiayı şampiyonluk için oldukça umutlandırmıştı. Beşiktaş sezona iyi başladı, Demba Ba gollerini atmaya devam ediyordu. Avrupa Ligi’nde önemli sonuçlar alınıyor, ligde şampiyonluk yarışı veriliyordu. Tek yolunda gitmeyen şey büyük maçlarda alınan mağlubiyetlerdi. Beşiktaş önce evinde Fenerbahçe’ye mağlup oldu, daha sonra ilk yarının 16. haftasında evinde Galatasaray’ı yenip belki de rakibini yarıştan kopartabilecekken rakibine 2-0 mağlup oldu ve hayal kırıklığı yarattı. Vodafone Arena’nın açılış tarihinin sürekli ertelenmesi Fikret Orman yönetiminin de eleştirilmesine yol açmıştı.

beşiktaş liverpool penaltı

Yine de ilk yarı Fenerbahçe’nin 1 puan gerisinde 38 puanla kapanmış, Avrupa Ligi’nde gruptan çıkılmış ve Liverpool ile eşleşilmişti. Beşiktaş ikinci yarıya seri galibiyetlerle başladı ve liderliğe yükseldi. Bunun üstüne bir de Liverpool’u eleyerek tarih yazıldı. Bu pozitif sürecin ardından dalgalanmalar başladı ve ligde gelen puan kayıplarını Club Brugge‘e şok bir şekilde elenme takip etti. Beşiktaş her şeye rağmen şampiyonluk yarışının içindeydi ve hala oynadığı futbolla şampiyonluğun en büyük adayı olarak gösteriliyordu. Kritik haftalara girilirken temel sorun yine baş gösterdi ve Beşiktaş kırılma maçlarından birinde Fenerbahçe’ye son dakika golüyle mağlup oldu. Bunun üstüne son 5 maçın 4’ünde galip gelemeyen Beşiktaş ligde yine 3. oldu ve bu durum artık kabul edilebilir bir durum değildi. Yeni stadyumu bir türlü açamayan Fikret Orman ağır eleştirildi. Öyle ki takımın deplasmanda topladığı puan sayısı İstanbul’da topladığından daha fazlaydı. İyi futbol oynatsa da takımı şampiyon yapamayan Slaven Bilic ile yollar ayrıldı ve takımın başına Şenol Güneş getirildi. Yeni sezonda ya şampiyon olunacak ya da herkes kendi yoluna gidecekti.

 

Beşiktaş’a ‘Güneş’ Açtı! – Şampiyonluk Sezonu

Şenol Güneş kariyer

Beşiktaş sezona Şenol Güneş ile yepyeni umutlarla girdi. Feda sezonunda temeli atılan takım artık daha tecrübeliydi. Transferde akıllı adımlar atılıyor, sadece gerekli noktalar takviye ediliyordu. Şenol Güneş’in potansiyelli oyuncuları parlatma dehasına güvenildi. Geçen sezonun son haftalarında bekleneni veremeyen Demba Ba 13 milyon€‘ya Çin’e, genç Atınç da 6 milyon€ Leipzig’e satılarak transfere bütçe yaratıldı. Bu bütçeyle Sosa, Rhodolfo, Beck ve Quaresma oldukça düşük maliyetlere transfer edildi. Fikret Orman’ın kiralayarak takıma kattığı Mario Gomez ise Türk spor tarihinin maliyet/performans açısından en verimli işlerinden biri olarak takımdaki yerini aldı. Beşiktaş sezona 5 gollü Mersin İdman Yurdu galibiyetiyle girdi. Oynanan futbol umut vermişti. Ertesi hafta gelen Trabzonspor mağlubiyeti şok etkisi yaratsa da Beşiktaş üst üste aldığı galibiyetlerle ligi sonuna kadar kovalayacağının sinyalini verdi. Cenk Tosun ligin ilk haftalarında çok formda olmasına rağmen Şenol Güneş’in birinci santrfor olarak Gomez’i takıma kazandırması, aynı durum Van Persie – Fernandao ikilemi arasında kalan Fenerbahçe için düşünüldüğünde sezonun en kritik kararlarındandı. Şenol Güneş kemik kadroyu erkenden belirlemişti ve bunun faydasını görüyordu.

vodafone arena atmosfer

Şenol Güneş, her sene çok şey beklenen ama beklentileri bir türlü karşılayamayan Oğuzhan‘ı parlatıp takımın beyni haline getirmişti. Atiba – Oğuzhan – Sosa üçlüsü takımın hücum organizasyonunu üstleniyorlardı. Takım son yıllarda oynadığı en akıcı futbolu oynuyor, sahanın her bölgesinden etkili ataklar geliştiriyor ve Gomez de ‘Golcü’nün tanımını yaparak gol krallığına doğru koşuyordu. Türk futbolunda iyi hücum edemese de mücadele edip savunmayla puan kazanmak yaygındır. Şenol Güneş’in Beşiktaş’ı ise bunu tamamen yıkarak savunmadaki aksaklıkları daha iyi hücum ederek kapatmış, oynadığı futbol herkes tarafından beğenilmişti. Belki de takımın feda sezonundan bu yana tecrübelenmesinin etkisiyle gelen 6. haftadaki Fenerbahçe galibiyeti derbi kazanma eşiğini aşmada önemli etkenlerdendi. Beşiktaş ilk yarı bitene kadar neredeyse hiç düşüşe geçmeden ilk yarıyı 41 puanla lider bitirdi. Negatif noktalar ise Tolga Zengin’in hatalarıyla gelen S. Lizbon mağlubiyeti ile Avrupa Ligi’nden elenmek ve Rhodolfo‘nun sezonu kapatan ağır sakatlığıydı. Devre arasında Ersan‘ı da Çin’e yollayan Beşiktaş Marcelo, Alexis ve Boyko‘yu takıma kazandırdı. Şampiyonluğa giden takımın kimyasında böyle değişiklik yapılması ciddi tartışma konusu oldu. Hava muhalefeti nedeniyle maçların ertelenmesi, Fenerbahçe mağlubiyeti ve Fenerbahçe’nin maç fazlasıyla da olsa liderliğe oturması daha önceki yıllarda kritik maçları kazanamayan Beşiktaş için birçok soru işareti oluşturdu. Şampiyonluk yolunda zorlukların altından kalkabilmek hem zorunlu hem de oldukça önemlidir. Beşiktaş daha önceki yıllarda yapamadığını yaptı ve hem Fenerbahçe mağlubiyeti sonrası, hem ertelenen maçların yoğunluğunda hem de kazansa neredeyse işi bitireceği Kasımpaşa mağlubiyeti sonrasında hiçbir stres yaşamadan kazanmaya devam etti ve üstlerinden yaratılan ”Bir yerde düşüşe geçecekler” algısını yıkarak yoluna devam etti.

vodafone arena ilk gol

Vodafone Arena’yı bu sezon açma kararı ve evde oynanan ilk maçın Kasımpaşa mağlubiyeti arkasına gelmesi kırılma noktalarından bir diğeriydi. Beşiktaş evinde oynadığı ilk maçta Bursaspor’u 3-2 yendi ve artık herkesin içinde hissettiği şampiyonluk ruhuyla evine merhaba dedi. 29. haftada gelen Sivasspor galibiyetinin ardından Tolga ve defansın birçok hata yaptığı maçta Akhisar Belediyespor ile 3-3 berabere kalınması şampiyonluğa olan inancı hiç köreltmedi. Takım son dakikaya kadar savaşıyordu ve iyi futbol oynamaya devam ediyordu. Evde alınan 4-0’lık Kayserispor galibiyetinin ardından belki de son kritik eşik olan Galatasaray deplasmanı vardı. Galatasaray’ın iyi başladığı maçta Beşiktaş ilk yarıyı gol yemeden kapattı. Eskiden, iyi oynadığı derbi maçlarında bile skoru rakibe veren Beşiktaş bu sefer kötü oynasa da devre arasına eşitlikle girmeyi başarmıştı. İkinci yarıda maçı kazanması için ne gerekiyorsa onu yapan Beşiktaş maçı 1-0 kazandı ve şampiyonluğa bir adım daha yaklaştı. Bu galibiyeti sanırım Beşiktaş’ın yıllar sonra ‘Winner’ olmayı başarmasıyla anlatmak önemli olacaktır. Bu maçtan sonra Fenerbahçe de Başakşehir’e kaybedince her şey yerine oturdu ve Beşiktaş’a Vodafone Arena’da şampiyonluk kutlaması yapabilme şansı doğdu. Beşiktaş da bu şansı iyi kullanarak Osmanlıspor’u 3-1 mağlup etti ve taraftarının yıllardır beklediği o hak edilmiş şampiyonluğa ulaştı.

 

Şampiyonluğun Kilit Noktaları ve Futbolcular

Beşiktaş’ın şampiyonluğundaki en önemli faktörlerden biri şüphesiz Şenol Güneş’in kemik kadroyu erkenden oturtup, takımın oyununu sürekli geliştirmesi oldu. Bunun yanında yaratıcı kadroyla oynanan başarılı hücum futbolu, futbolcuların potansiyellerinin zirvesine çıkması yine Şenol Güneş’in büyük icraatlarındandı. Şampiyonluktaki kilit futbolculara gelirsek en önemlilerinden biri Atiba’ydı.

atiba kariyer

Gösterişsiz oyununa rağmen takımın temposunu ve dengesini mükemmel ayarlayan Atiba Atatürk‘ün anlattığı sporcu tanımına tam uyanlardan. Sosa ve Oğuzhan kendilerine verilen ‘kilit çözme’ görevini sezon boyunca disiplinle, kusursuz uyguladılar. Attıkları kritik goller ve yaptıkları asistlerle birçok maçı Beşiktaş’a kazandırdılar. Mario Gomez ise uzun süredir izlemediğimiz nokta santrforun nasıl olması gerektiğini göstererek golcü çıtasını aldı ve arşa çıkardı, hakkıyla gol kralı oldu. Asıl kadronun yanında yedekten girdiği her maçta olumlu işler Cenk Tosun’a da eminim ki Beşiktaş taraftarı hakkını veriyordur. O kadar formda olup da yedek kalmayı dert etmemesi gerçek bir futbolculuk örneği.

Özetle Beşiktaş 2015/16 sezonunda hak ettiği bir şampiyonluk kazandı. Sadece bir kupa kazanmak anlamına gelmeyen bu şampiyonluk Beşiktaş’ı daha da yükseltecek bir milat olacak gibi görünüyor. Beşiktaş ve Beşiktaş taraftarları başta olmak üzere şampiyonluk yolundaki tüm rakipleri de tebrik ediyoruz ve Beşiktaş’a 14. şampiyonluğun hayırlı olmasını diliyoruz.

beşiktaş kaçıncı şampiyonluk

 

Hakkında - Doğuş Usta

Anadolu Üniversitesi İngilizce İktisat bölümü mezunu, İstanbul'da yaşayan, sporun birçok dalıyla yakından ilgili bir sporsever. Twitter'da Takip Et!

Bir Makale Daha?

Türkiye Süper Lig Rekorları

Bu sezon İlhan Cavcav’ın adı verilen Süper Lig’de 60. sezonu yaşayacağız. Anadolu Ajansı ligimizin rekorları ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir