Ana Sayfa / Basketbol / Basketbolun Kaderinin Değiştiği An: 1964 All-Star Maçı

Basketbolun Kaderinin Değiştiği An: 1964 All-Star Maçı

1964 All-Star maçından aylar, haftalar ve günler öncesinde NBA oyuncuları ve onların yeni kurulan birlikleri kulüp sahipleri ve lig yönetimi tarafından defalarca yok sayılmıştı. Birlik yöneticileri ve oyuncu temsilcileri kulüp sahipleri toplantısına katılmak üzere yola çıkmışlardı, patronlarla bir görüşme şansları olacağına inanmışlardı ancak tek elde ettikleri kapının önünde beklemek olabilmişti.

Ta ki 14 Ocak 1964 akşamında bu sefer 9 NBA takımının sahipleri kapının diğer tarafında bağıran ve içeri girmek için yalvaran taraf oluncaya kadar.

“Takım sahipleri bizi sürekli geri çeviriyor ve yok sayıyorlardı”, diyor Boston Celtics’in efsanevi oyuncusu, koçu, anonsçusu ve o dönemin Oyuncular Birliği başkanı Tom Heinsohn o günleri anlatırken, “ ve biz de son çare olarak All-Star maçına çıkmamaya karar verdik.”

Booom!

Bu kritik karar olmasa NBA bugünkü haline hiç gelmeyebilir ve oyuncular ve takım sahipleri tarafından dünyanın en popüler sporlarından biri haline hiç getirilemeyebilirdi.

Golden State Warriors vs. Boston Celtics

Tıpkı 1954 yılında Bob Cousy tarafından kurulan oyuncular birliği gibi o dönemde yaşanan sorunlar da en az 10 yıldır masadaydı. Oyuncular emeklilik yıllarını garantiye alabilmek için bir tür emeklilik sistemini uygulamak istiyorlardı. Çalışma şartlarıyla ilgili de endişeleri vardı, mesela yemek ücreti, her takım için tam zamanlı antrenörler ve takvimin yeniden düzenlenmesi gibi. Cumartesi gecesi oynanan maçtan sonra Pazar gündüz maçına çıkmak istemiyorlardı örneğin. Ayrıca birliğin maaş görüşmelerinde NBA oyuncularını temsil etmek gibi de bir işlevi vardı.

 

O dönemin büyük yıldızlarından Oscar Robertson “Bize bunların hepsini yapacaklarını söylüyorlardı”, diyor ve ekliyor: “ ama sonra hep fikir değiştiriyorlardı.”

1964 yazında taleplerini lig yönetimine iletmek için son çabaları da sonuçsuz kalınca All-Star maçına birkaç ay kala Heinsohn ve yardımcıları yönetime son planlarını sundular.

O gün gelene kadar kimse bunu ciddiye almamıştı. Ülkenin doğu kısmında çok ciddi bir kar fırtınası yüzünden oyuncular ve takım sahipleri ancak akşama doğru maçın oynanacağı Boston şehrine ulaşabilmişlerdi. Heinsohn otelde ekibiyle buluştu ve maçı boykot edeceklerini belirten bildiriyi imzaladılar.

“Bu liste bizim Magna Carta’mızdı” diyor Heinsohn, İngilizlerin ünlü demokrasi belgesini hatırlatarak.

Wayne Embry

İlginç bir şekilde o sırada tam da oyuncular birliğinin elini güçlendiren bir durum vardı, o yıl ilk defa All-Star maçı ulusal kanalda yayınlanacaktı ve yayın zamanı kısıtlıydı, yani takim sahiplerinin elini çabuk tutması gerekiyordu.

Zaman geçtikçe baskı artıyordu, lig başkanı Kennedy soğuk terler döküyordu. ABC kanalı eğer açmazı çözemezlerse yayını iptal edeceğini duyurmuştu.

Ev sahibi Boston’un sahibi soyunma odasına gelmişti ve birliğin başkanı Heinsohn’un yüzüne karşı dünyadaki en güvenilmez sporcu  olduğunu bağırıyor ve eğer Hawaii’de bir takım olsa onu oraya göndereceğini söylüyordu.

Lakers sahibinin de kapıyı kırmaya çalıştığı söyleniyor ancak başaramayınca kapıda bekleyen polise bağırarak Elgin Baylor’a acilen maça çıkmazsa artık onla işlerinin bittiğini söylemesini istemişti.

Durum gittikçe daha kötü bir hale geliyordu.

Sinirler gerildikçe oyuncuların da azmi yoğunlaşıyordu. Robertson, “İlk başlarda çok da birlik içinde değildik, biraz tartışmalar oldu ancak sonunda bir araya geldik. İnsanlar soyunma odasına gelip bizi tehdit ediyor, basketbolu mahvettiğimizi söylüyorlardı. Bu televizyon maçıydı ve durumu anlayabiliyorduk ancak bu da yapmak zorunda olduğumuz bir şeydi. Eğer iyi bir inançla pazarlık yaparsanız ve bir şey üzerinde anlaşırsanız, sözünüzü tutmanız gerekir.” diyordu konu hakkında.

Oscar Robertson

Takım sahiplerinin bu konudaki iyi inancı hızla yok oldu. Jerry West 2011’de konuyla ilgili şu yorumu yapmıştı; “Oyuncular takım sahipleri tarafından kontrol ediliyordu. Bu anlamda hiç hakkımız olmadığı için kendimizi bir tür köle gibi hissediyorduk. O zamanlar bunu düzeltmek için kimse bir şey yapmıyordu. Yazları başka işlerde çalışmanız gerekiyordu, basketbolun taş devriydi bu.”

 

ABC yöneticilerinin baskısını hisseden lig başkanı takım sahipleriyle görüştü ve daha sonra soyunma odasına girerek oyunculara taleplerinin karşılanacağını bildirdi, bir emeklilik planı yapılacaktı, yemeklerle ve dinlenme zamanıyla ilgili düzenlemeler de yapılacaktı. Oyuncular birliğinin artık daha gür bir sesi vardı ve pazarlık masasında sağlam bir yeri oluşmuştu.

Oyuncular kendi aralarında bir oylama yaptılar ve sonuç 18-2 ile maça çıkma şeklinde oldu.

“Çok tartışma oldu, oyuncular arasında artıları ve eksileri tartışıldı. Hala maça çıkmak istemeyenler vardı ama sanırım Wilt Chamberlein ‘Başkan gücü dahilinde her şeyi yapacağına söz verdi, çıkıp oynamamız lazım’ deyince, maçın başlamasından 3-4 dakika önce sahaya çıktık, ısınmak için birkaç turnike attık ve maça başadık” diye anlatıyor Bob Pettit.

Birkaç kişi maçın 15 dakika kadar geç başladığını hatırlıyor, o gece Oscar Robertson 26 sayı 14 ribarund ve 8 asistlik oyunuyla maçın en değerli oyuncusu seçildi. Bu işten en karlı çıkanlar tabii ki oyuncular oldu. Burada elde edilen kazançlar günümüz yıldızlarının sahip olduğu imkanlara temel oluşturdu ve ortalama yıllık 5.7 milyon dolar gibi kazanç da bunların arasında.

Basketbolun günümüzdeki gibi dünya çapında multi-milyar dolarlık bir sektör haline gelmesinde aslında bir bakıma bu all-star maçı ve haklarını savunmak için gözünü karartan bir avuç sporcunun payını hatırlamamak olmaz. Onlar olmasaydı bu spor asla bugünkü haline gelemeyebilirdi.

 

Not: http://hangtime.blogs.nba.com/2014/02/13/the-all-star-game-that-nearly-wasnt/ adresinden tercüme edilmiş ve sadeleştirilmiştir.

 

Hakkında - Yavuz Çağdaş

Avatar
Bütün sporları seven sıkı bir NBA takipçisi, Anadolu Üniversitesi İşletme mezunu.

Bir Makale Daha?

Yeni Sezondan İzlenimler

Nba’de 2018-2019 sezonu nihayet başladı ve 1 aya yakın bir süreyi geride bıraktık. Yeni hikayelere …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir