Ana Sayfa / Basketbol / Avrupa Basketbolunun Yaşayan Efsanesi: Zeljko Obradovic

Avrupa Basketbolunun Yaşayan Efsanesi: Zeljko Obradovic

Koçluk kariyerinde 9 Euroleague, 14 lig, 12 yerel kupa ve 2 Saporta Cup şampiyonluğu bulunan ve bundan tam 4 sene önce İstanbul’a indiğinde “hayal kurun ve çok çalışın” diyerek tarih yazacağı Türkiye kariyerine başlayan Zeljko Obradovic’in bilinmeyen yönlerine ve Avrupa tarihine geçen eşsiz kariyerine hep birlikte göz atalım.

Profesyonel Basketbol Kariyeri

Zeljko Obradovic, 9 Mart 1960 tarihinde o zamanlar Yugoslavya sınırları içinde olan, Sırbistan kenti Cacak’ta dünyaya geldi. Basketbolla genç yaşta tanışan Zeljko, şehir takımlarından Borac Cacak’ta profesyonelliğe ilk adımlarını attığında farklı bir oyuncu olduğunu daha ilk senelerinde göstermeyi başarmıştı. Genç yaş kategorisinde ülke şampiyonluğunu kazanan Borac Cacak takımının kilit isimlerinden biri olan Obradovic, hem şehir halkının hem de kendisinin yıllarca unutamayacağı bu başarıyı çok küçük yaşta deneyimlemişti. Daha sonra henüz 16 yaşında Yugoslavya A takımına seçilen Zeljko, 24 yaşına kadar pek de dışına çıkmadığı ve “oradaki herkes ailem” olarak tanımladığı Cacak’ta basketbol kariyerine devam etti.

Takvimler 1984 yılını gösterdiğinde ise kendince zor ama kariyerinde önemli bir basamak olacak Yugoslavya basketinin en önemli takımlarından olan Partizan’a imza atan Obradovic, ilk senesinde Yugoslavya şampiyonluğunu tatmıştı. Obra, daha sonra bu ligin en iyi oyun kurucularından biri haline geldi ve 1988 yılında o zamanki adı Avrupa Şampiyonlar Kupası olan Euroleague Final Four’una kalmayı başardılar. 1988 Yaz Olimpiyatları’nda Yugoslavya Milli Takımı’yla gümüş madalyaya uzanan Obradovic, milli takım kariyerindeki bir diğer önemli başarısı olan FIBA Dünya kupasını takvimler 1990’ı gösterirken kaldıracaktı. Kulüp kariyerine döndüğümüzde, 1989 yılında Yugoslavya Kupası ve Korac Kupasını kazanan Partizan’da önemli bir parça olan Zeljko’nun kariyeri yolda yürüyen bir yayaya arabayla çarpıp, ölümüne sebep olması ve suçlu bulunmasıyla sekteye uğrayacaktı. Bu kaza sebebiyle 2 sene hapis yatan Obradovic, 1991 yılında emekliliğini açıklama kararı aldı..

Koçluk Kariyeri

Aslında Zeljko Obradovic, henüz 22 yaşında basketbol oynarken 15 yaş altı takımında antrenörlük yapmaya başlamış ve oyunculuk kariyeri süresince de koçluk eğitimlerine önem veren bir oyuncu olmuştur. Ancak koçluk kariyerine başlangıcı çok ilginç bir hikayeyle başlamıştır. Buenos Aires’ten bir yıl sonra, EuroBasket 1991 için Yugoslavya, Roma’daki turnuvaya Toni Kukoc, Velimir Perasovic ve Vlade Divac gibi sağlam bir kadroyla giderken şampiyonluk zaten kesin gibi. Bu takımın kaptanı olan Zeljko, turnuvaya haftalar kalırken Partizan’dan gelen koçluk teklifine ani bir kararla olumlu cevap verip apar topar kamptan ayrılma kararı alıyor ve koçluk kariyerine start veriyor… Henüz 31 yaşında olan Obradovic bu kararı için “Çevremdeki herkes benim deli olduğumu düşündü. Hayır, mecazi anlamda söylemiyorum. bunu. Gerçekten bir problemim var zannettiler; “Zeljko sen milli takım kaptanısın, kupa kaldıracaksın, niye bırakıyorsun?” dediler. Onlara göre, Avrupa şampiyonu olmak reddedilemezdi. Alınacak ve alınmayacak riskler vardı. Benim için antrenörlük yapmanın ne denli önemli olduğunu bilmiyorlardı. Kicanovic ise sezmişti. Bana güvendi. Geri kalan her şey… Tarih.” Sözleriyle nitelendiriyor. Bu kararı almasından hemen sonra henüz 1 ay olmadan eski takım arkadaşlarının başında antrenmanlara başladı. 1993 yılında kadar 1 Euroleague, 1 lig, 1 kupa şampiyonluğu kazanacağı Partizan kariyerini maddi sebeplerden ötürü devam ettiremeyen Obradovic, daha sonra yolunu değiştirme kararı alıp İspanya’ya doğru yola çıktı.

Yeni maceralar ve başarılara aç bir şekilde ilk defa ülkesinden çıkan Zeljko, İsponyol ekibi Joventut Badalona’yla sözleşme imzaldı ve ilk sezonunda Euroleague şampiyonluğunu kazandı. Burada gösterdiği performansla İspanyol devi Real Madrid’in dikkatini çeken Obra, 1 senenin üzerine Real Madrid’le anlaştı ve aynı sezon bu sefer Madrid ekibinin başındayken Euroleague zaferini tatmayı bildi. Real Madrid’in başında geçirdiği 3 sezonda 1 de Saporta Cup şampiyonluğu elde eden Sırp koç, daha sonra yolunu İtalya’ya çevirip, Benetton Treviso’yla anlaştı. Burada kariyerine bir tane daha Saporta Cup zaferi ekledi ve bir de İtalya Süper Kupası’yla gerçek bir efsane haline geleceği Panathinaikos yolunu tuttu.

Panathinaikos basketbola değer veren bir kulüp olsa da Zeljko’dan önce hiçbir koçunu 2 seneden fazla kulüpte tutmamıştı. Sırp koç bunu bilerek Yunanistan macerasına başladı. Ancak Obradovic’in her şeyi yoluna sokar listesindeki güven ve Euroleaguehttp://www.euroleague.net/ şampiyonluğu maddeleri burada da tutacaktı. Obradovic 4.  sefer Euroleague zaferini elde ederek başladığı Pana kariyerine 5 Euroleague, 11 lig, 7 kupa şampiyonluğu sığdırmayı bilecekti. 2011-2012 sezonunda içerideki çatlaklara rağmen Euroleague’de 3. olan ve lig şampiyonluğunu kazanan Obra, sezon sonunda yönetimle oturup konuşarak Panathinaikos kariyerini bitirme kararı aldı ve kariyerinde ilk kez basketboldan bir süre uzak kalmak istediğini söyleyerek 1 yıl tatil yapma kararı aldı.

Takvimler 2013 haziranını gösterirken Fenerbahçe Ülker’le anlaşarak ara verdiği basketbol kariyerine Türkiye’de devam etme kararı alan Obradovic, kariyerinde yeni bir görev seçip, İstanbul’a ayak bastı. Ülke tarihinde Euroleague şampiyonluğu görülmese de değiştirdiği 5 takımın ilk sezonlarında Euroleague zaferi tatmayı bilen Sırp koç, Türkiye’de heyecan yaratmayı başarmıştı. Bunun farkında olan Obradovic, sabır gerektiğini ve kendisinden beklenenlerin yavaş yavaş olacağını hem basınla hem de yönetimle sık sık paylaştı. Nitekim geldiği ilk sezonda takımı Top 16’ya taşımış, ancak devamını getirememişti. Burada Zeljko hocanın tam olarak neyin üzerinde durulduğu görülmüştü. Takımın performansı önceki senelere göre çok daha iyi olsa da Euroleague seviyesi için henüz tam olarak hazır değildi. Ertesi sene daha hazır bir görüntü sergileyen Fenerbahçe’yi tarihinde ilk kez Euroleage Final Four’una taşıyan Obradovic, eline kadar gelen şampiyonluğu son topta CSKA Moskova’ya kaybetse dahi büyük takdir gördü.

2017 sezonu başlarken yine Euroleague Final Four mottosuyla yola çıkan Obradovic, ev sahipliği yapacağı Final Four’dan bu sefer eli boş dönmeyeceğini açık açık belli etmeye başlamıştı. Sabır, hocanın temel görüşü olsa da final gören takımı için artık daha rahat ve gerçekçi yorumlarda bulunabiliyordu. 2017’de önce İstanbul’da düzenlenen Final Four’a kalmayı başaran Fenerbahçe, daha sonra Real Madrid ve Olympiakos’u devirerek hem kendi hem de Türkiye tarihinde ilk kez Euroleague zaferini tattırmıştı. Zeljko, değiştirdiği 5. takımda da Euroleague zaferini kazansa da final sonrası gözünde beliren 10. zafer isteğini de gizlemiyordu. Belki de zaferin arkasında yatan temel buydu, sabır, çalışma, arzu…

Hakkında - Emre Alp Şahin

Birçok spor dalıyla yakinen ilgilen bir sporsever, Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Öğrencisi

Bir Makale Daha?

Basketbola Estetik Katan Efsane: “Pistol Pete” Maravich

Tam adı Peter Press “Pistol Pete” Maravich olan Amerikalı basketbolcu, 22 Haziran 1947’de Aliquippa, Pennsylvania’da ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir