Ana Sayfa / Amerika Açık / Amerika Açık (US Open) Tek Kadınlar Yarı Final Eşleşmeleri

Amerika Açık (US Open) Tek Kadınlar Yarı Final Eşleşmeleri

Turnuva öncesinde 8 oyuncu arasında kıyasıya bir 1 numara olma yarışı varken çeyrek final maçlarının tamamlanması ile birlikte pazartesi günü açıklanacak sıralamadaki 1 numaraya yerleşecek isim de belli oldu. Gülen isim Arancha Sanchez Vicario’dan sonra 1 numaraya yerleşmeyi başaran 2. İspanyol kadın tenisçi olan Garbine Muguruza. Rafael Nadal da Roger Federer’in elenmesi ile birlikte 1 numaradaki yerini korumayı garantiledi. İspanya tenisi için adeta önümüzdeki hafta bayram havası.Aynı zamanda Andre Agassi ve Serena Williams’ın 2003’teki başarılarının İspanya için tekrarı.

Tek kadınlardaki yarı final eşleşmelerine dönersek 136.sı düzenlenen Amerika Açık (US Open) Tenis Turnuvası’nda 1981 yılından bu yana ilk kez 4 Amerikalı oyuncu Amerika Açık (US Open) yarı finalinde.Aynı ülkeden 4 oyuncunun da yarı finale yükseldiği son slam ise 1985 Wimbledon imiş.

Eşleşmelere, oyuncuların birbirleri ile olan önceki karşılaşmalarına, olası sonuçların sıralamaya etkilerine ve oyuncuların turnuvada şimdiye kadar neler yaptıklarına baktığımızda ilk olarak ana tablonun üstündeki eşleşme ile başlıyoruz.

Coco Vandeweghe (20) vs Madison Keys (15)

Efsane iki koçun (Pat Cash ve Lindsay Davenport) da mücadelesi aynı zamanda. Dünya eski 1 numarası Karolina Pliskova’yı saf dışı bırakarak koltuğunu kaybetmesine ve grandslam kupası kazanmasına engel olan Coco Wandeweghe ile sakatlıktan oldukça başarılı bir şekilde geri dönen Madison Keys daha önce 2 kez sert zeminde karşılaşmışlar ve 2 maçı da Keys almayı başarmış. Üstelik karşılaşmaların ikisi de oldukça taze ve Amerika Açık öncesindeki hazırlık turnuvalarında. İki oyuncu bu yıl ilk olarak Cincinnati ilk turunda daha sonra da Stanford finalinde karşılaşmışlar. Stanford’taki finali kısaca bir hatırlamak için buyurun.

Vandeweghe Amerika Açık’taki Keys ise kariyerindeki en iyi grandslam derecesine imza atmış durumdalar. Madison Keys daha önce hiç grandslam yarı finaline yükselmemiş iken Vandeweghe ise 8 senedir katılıp 2. turdan öteye gidemediği Amerika Açık’ta bu sene Avustralya Açık sonrasında 2. grandslam yarı finalinde.

İki oyuncunun turnuvadaki performanslarına baktığımda, Keys 1 numara yarışındaki Elina Svitolina’yı Vandeweghe de Karolina Pliskova’yı elemeyi başardı. 2 oyuncu da yarı finale gelene kadar 2 set kaybetti ve oynadıkları iki tie-breaki kazandı. Vandeweghe kortta toplamda 8 saat 51 dakika kalmışken Keys ise 7 saat 56 dakika ter döktü.

Hem bu yıl 2 kez yenildiği hem de kariyerindeki ilk grandslam finaline evinde erişmek istediği için Pliskova’yı da yenmenin gazıyla Vandeweghe, Keys karşısında varını yoğunu ortaya koyacaktır. Bu nedenle 3 setlik bir maç çok olası. Ancak ben yine de Amerika’nın aktif oyuncular arasındaki 2 numarası Madison Keys’i geri dönüş sonrası ortaya koyduğu performansı düşününce ve de maçlarının çoğunu Arthur Ashe’te ve gece seansında oynadığı için atmosfere daha alışık olduğundan final yolunda bir adım daha önde görüyorum.

Ana tablosunu altındaki son iki temsilci:

Venus Williams (9) vs Sloane Stephens

Büyük hastalık ve sakatlıklardan geri dönen iki oyuncunun final mücadelesi. Bu sene grandslamlerin 3ünde en az yarı final gören tek isim olan – ki bunu en son 2002 de yapmış- 37 yaşındaki efsane Venus Williams’ın rakibi 2013 yılında kardeşinin başına dert açan ancak bir süre ortalıkta gezindikten

sonra sakatlıklardan başını kurtaramayan geleceğin Wlliams’ı ünvanlı eski formuna göz kırpan Sloane Stephens. Stephens’ın hikayesi de Williams gibi ilginç. Döndüğünden beridir Amerika Açık öncesi hazırlık turnuvalarının ikisinde yarı finale kadar yürümeyi başaran genç oyuncu 2013 yılı sonrasında aynı başarısını tekrarlayarak yeniden bir grandslamde yarı finalde.

Amerika Açık’ta oyuncuların neler yaptığına baktığımda, yarı finale gelene kadar iki oyuncu da 3 set kaybetmiş ve çeyrek finalde oynadıkları tek tie-breaki kazanmayı başarmış. Kortta kalma süreleri de birbirlerine yakın sayılabilir. Venus Williams toplamda 8 saat 49 dakika kortta kalmış iken Sloane Stephens ise 9 saat 28 dakika mücadele etmiş.

Öte yandan İki oyuncu daha önce bir kere Fransa Açık’ta karşılaşmış ve o karşılaşmayı Stephens iki sette kazanmış. İstatistiki olarak bir de Williams’ın çekildiği bir maç var ama walkover olduğundan pek bir şey ifade etmiyor. Sert zemindeki ilk mücadeleleri olacak ve çim ve sert zemin Williams’ın öne çıkabileceği bir zemin. Ancak Stephens’ın Serena Williams karşısında yaptıklarını da unutmak mümkün değil ve abla Williams’ın da bir grandslamde canını yakmak isteyecektir. Williams ise bu yıl ikidir elinden kaçan grandslam kupasını artık evinde kaldırmak isteyecektir.

Turnuvanın sıralamaya etkisine de çok ilginç. Turnuvayı kazanması halinde Venus Williams 2.lik koltuğuna yerleşecek. Üstelik ve üstelik yalnızca 54 puan farkı ile. Hatta Muguruza 3. turda elenmiş olsaydı imkansızların imkansızları bile gerçekleşebilecek ve Venus Williams 1 numaraya yükselebilecekti. Lakin şu manzara da onun açısından gayet olumlu olsa gerek. Stephens turnuvayı kazanır ise ilk 20’ye merhaba diyecek. Bu sene başında neredeyse 1000lere kadar gerileyen bir oyuncu için muazzam bir ilerleme olur bu.

İspanya tenisi 1 numarayı parsellemiş iken Amerikan tenisi de tek kadınlarda yarı finali parsellemiş durumda. Yani Amerikalı bir şampiyon garanti. Gönlüm taze teyze Venus Williams’tan yana, mantığım Madison Keys gümbür gümbür Davenport baya yaramış diyor. Davenport ile Williams’ın da bir zamanlar ezeli rakip olduğunu hatırlatarak hey gidi diyor ve iyi seyirler/takipler diliyorum.

Hakkında - Murat Mat

Bir Makale Daha?

Yeni WTA 1 Dünya Numarası: Simona Halep!

2017 gerek tek erkekler tenisinde Roger Federer ve Rafael Nadal efsanelerinin şiir gibi geri dönüşüyle, …

1 Yorum

  1. Venus Williams ı pek sevmiyorum. Serena çok daha iyi 👍

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir