Ana Sayfa / Futbol / 44 Yıl +5 Dakika Sonra Gelen Şampiyonluk

44 Yıl +5 Dakika Sonra Gelen Şampiyonluk

Futbol tarihinin hiç şüphesiz en özel günlerinden birisi 13 Mayıs 2012’de Etihad Stadium’da yaşandı. Bu maç üstünden uzun zamanlar geçse de hala unutulmayan bir yerde durmaktadır.

Maç günü City taraftarı için çok heyecanlı ve güzel başladı. İngiltere Premier Lig’inde son haftaya 86 puanla lider giren City sahasında küme düşme mücadelesi veren Quens Park Rangers’ı konuk ediyordu.

Büyük umutlarla tribünleri dolduran 46.587 City taraftarı hayatlarının en unutulmaz maçını yaşayacaklarını bilmiyorlardı. Maç, City için çok güzel başladı ve Zabelata’nın attığı golle 1-0 öne geçtiler. İlk yarıda başka gol olmadı ve ilk yarı bu skor ile bitti. Maçın 2. yarısı çok farklı bir senaryo ile başladı. Henüz 48. dakikada Cisse’nin golü maça eşitliği getirdi ve City taraftarı için sıkıntılı anlar başladı. Çünkü bu skor 44 yıllık özlemi bitirmek için yetmiyordu. Taraftar endişe içerisinde takımlarını desteklemeye devam ederken 55. dakikada Joey Barton, Agüero’ya attığı tekmenin ardından kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Bu pozisyon Barton’ın kariyerinin de bir anlamda özetidir. City için bu dakikadan sonra artık işler daha kolay gibi görünüyor gibi olsa da maçın hikayesi burada bitmedi. Kendisini tarihe yazdırmaya kararlı olan QPR 66. Dakikada Mackie’nin attığı gol ile 2-1 öne geçti. Az önce umut dolu olan taraftarların ve futbolcuların golün şaşkınlığını üstlerinden atmaları uzun süre aldı.

Dakikalar ilerledikçe umutları iyiden iyiye yok olan taraftar maçın uzatma dakikaları olan son 5 dakikasına gözyaşları ve hayal kırıklıkları ile girdi. İşte o tarihi 5 dk başlamıştı artık. Bir yanda 44 yılın özlemi diğer yanda kümede kalmak isteyen QPR. Dakikalar sanki durmuştu. 5 dakika 44 yıldan daha uzun gelmişti City için.

Yazının devamını Edin Dzeko’nun The Players Tribune’e yazdığı yazı ile bitirmek istiyorum. Yazının başlığını ise “You Are Not Dead” olarak attı.


Ölmüştük. Maçı yedek kulübesinden izlerken tek düşündüğüm buydu.

Maçtan önce, hepimiz Machester City’nin şampiyon olduğunu düşünüyorduk. QPR’nin küme düşme mücadelesi verdiğini biliyorduk ve kendimizi güçlü hissediyorduk. Tek yapmamız gereken onları yenmek ve şampiyon olmaktı. Maçın 39. dakikasında Zabelata’nın golü geldi. Neredeyse rahatlamaya başladım ve “Neredeyse ulaştık” diye düşünüyordum.

Sonra QPR skoru eşitledi. 7 dakika sonra bir kişi eksik kaldılar. Sonra, nasıl olduysa 2. golü attılar. Hepsi 18 dakika içerisinde olmuştu.

Roberto Mancini’nin kenarda öfkeli ve sadece “F… you! Come on! F*** you” diye bağırdığını hatırlıyorum. Kime söylediğini bile bilmiyordu sadece bağırıyordu.

Öldüğümüzü sanıyordum. Kimse bu baskıyı kaldıramaz gibiydi. Hepimiz onu havaya kaldırmayı düşünüyorduk. Harika bir sezonun ardından bir maç ile sezonu kaybedecektik. Sonra Mancini beni oyuna aldu ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık  ama hiçbir şey olmadı. Futbol bazen böyledir. Top her zaman direğin dışına gider.

89. dakika, 90. Dakika… Biz öldük…

Uzatma süresi veriliyor ve sanırım 5 dakika daha ekleniyor. Eğer Playstation oynuyorsan  91. Dakikada 2-1 kaybediyorsan asla kazanamazsın. Bitti. Devam et ve hemen dene. İmkansız.

Sonra,bir köşe vuruşu. David Silva topu aldı. Ben golü attım. Ortaya doğru koşaren “Come on Come on” diye çığlık atıyordum. Oynamak içi belki 2 belki 3 dakikamız var. Hala ölmedik.

Gerisini biliyorsun. Nasıl yaptığımızı bilmiyorum. Bize kesinlikle hayatta kalma şansı veren birisi vardı. İnsanlar her zaman bana Aguero’nun golünü ve sahada olmak nasıl bir his diye soruyorlar. Dürüst olmam gerekirse, en güçlü duygum rahatlamam oldu. Gol olduğunda ne kadar rahatladığımı hayal bile edemezsiniz. Tüm sezon boyunca çok iyi bir ekiple beraber çalıştık, çok iyi performans sergiledik ve hepsini kaybetmekten birkaç saniye ile kurtulduk.

Şehrin 44 yıldaki ilk ünvanını böyle mi kazandık? Çılgınca. Bu oyun bana gösterdi ki futbol ve hayatta asla pes edemezsin. Eğer pes edersen, ölü adamsın. Öldük ve bir yerden geri geldik.”

Edin Dzeko yazısında o tarihi maçı böyle anlattı.

Bu güzel hikayeyi bitirirken Edin Dzeko’ nun yazısındaki son paragrafı kullanmak istiyorum.

Savaştan sonra, biz basit hayalleri olan bir neslin çocuğuyduk. Sadece barış için futbol oynamak istedik. Şimdi futbolum var ve barışı buldum. Bu benim hayatım. Ciddiye aldığım bütün oyunları oynamak ve izlemek istiyorum. Bazen eşim beni Serie A ve Premier League maçları izlerken ya da başka şeyler izlerken yakalıyor ve bana “yetmedi mi futbol” diyor.

Sadece gülümsüyorum şimdiye kadar cevap bile vermedim. Hayır, asla yeterli olmaz.

Hakkında - Cihan Demirtaş

Avatar

Bir Makale Daha?

Futbolun Tarihçesi, Geçmişten Günümüze Futbol

Futbolun nerede ve nasıl ortaya çıktığı sorulduğunda, akıllara ilk gelen cümle “Futbol Beşiği İngiltere” olmaktadır. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir