Ana Sayfa / 2018 Dünya Kupası / 10 Maddede 2018 Dünya Kupası’nın Panoraması

10 Maddede 2018 Dünya Kupası’nın Panoraması

2018 Dünya Kupası, Fransa – Hırvatistan finaliyle sona erdi. Kimine göre sıkıcı, kimine göre ise gayet dolu dolu bir Dünya Kupası’nı geride bıraktık. Şahsen ben de keyifli bir Dünya Kupası izlediğimizi düşünüyorum. Zaten kupa, futbolu seven herkes üzerinde bir büyü bırakıyor. Bu turnuvada da onu çok net hissettik. Finalde Hırvatistan kazansaydı belki farklı bir hikaye yazılacaktı ama Fransa’nın yakaladığı bu muhteşem jenerasyonun Dünya Kupası’nı kazanması da değerliydi. Fazla uzatmadan 10 maddede turnuvanın enlerini kendimce değerlendireyim. Turnuvanın oyuncusundan başlayalım.

1- Turnuvanın En İyi Futbolcusu

Turnuvanın futbolcusu seçiminde FIFA jürisiyle aynı fikirdeyim. Luka Modric bu ödülü sonuna kadar hak etti. Takımına mükemmel liderlik etti ve hemen hemen her maç büyük futbolcu nasıl olunur dersi verdi. Modric çok yetenekli olmasına rağmen egolarından tamamen arınmış, ne yapıyorsa takımı için yapan harika bir şef. Finali kaybetseler de Altın Top ödülünün ona verilmesi çok şık oldu.

 

Luka Modric’in çocukluğu

2- Turnuvanın En İyi Teknik Adamı

Bana göre turnuvanın en parlayan teknik adamı Gareth Southgate oldu. Elinde çok parlak bir kadro olmamasına rağmen, düşük beklentiyle geldikleri Dünya Kupası‘nda ülkesine şampiyonluk hayali kurdurttu. 3’lü savunma ile oynadı, Kyle Walker’ı 3’lü savunmanın sağında, Trippier’i sağ kanatta oynattı. Çok tempolu ve harika yardımlaşan bir takım yarattı. Topu Kane’e taşıması gereken oyuncuları biraz daha formda olsaydı daha büyük işler başarabilirdi. Southgate haricinde sıralama yapmam gerekirse 2. sıraya Cherchesov’u, 3. sıraya ise Roberto Martinez’i koyarım.

Southgate’i elendikleri Hırvatistan maçı sonrası eşi böyle teselli etmişti.

3- Turnuvanın En İyi Genç Futbolcusu

Turnuvanın en iyi genç futbolcusu tartışmasız Kylian Mbappe oldu. Monaco ve PSG’de sürekli üstüne koyduğu kariyerine 19 yaşında bir de Dünya Kupası ekledi. Yaşına rağmen olgunluğu, sorumluluk alması ve müthiş atletizmi onu oldukça özel kıldı. Yalnız, Uruguay maçındaki hal ve hareketleri biraz sıkıntılıydı. Şovunu saha içinde yapmaya devam et kaplumbağa.

4- Turnuvanın Hayal Kırıklığı Yaratan Futbolcusu

Açıkçası bana turnuva öncesi çok hayal kurdurtmamıştı ama Brezilya gibi bir takımın 1. santrforu gibi oynatıldığı için bu dalda ilk yazacağım adam Gabriel Jesus. Bir türlü takıma adapte olamadı, Tite’nin oynatma ısrarı hem Tite’yi hem de Jesus’u yaktı. Firmino ilk maçın ardından ilk 11’e alınmalıydı. Hayal kırıklığı futbolcularda çok keskin bir isim yoktu aslında. Diğer takımlara bakarsak Dele Alli, Timo Werner ve Robert Lewandowski’yi de bu kategoriye alabiliriz. Benim ilk 4’üm böyle.

5- Turnuvanın Hayal Kırıklığı Takımı

Almanya. Turnuva öncesi bunu öngörüp yazmıştım. Hem saha için hem de saha dışında turnuvanın kaybedeni oldular. Yıllardır bize anlatılan Almanlık bu değildi. Fena dağıldılar.

6- Mevkilerine Göre Turnuvanın En İyi Oyuncuları

Kaleci: Hugo Lloris. (Bir hatalı gol yedi diye turnuva performansını çöpe atamam)

Defans: Raphael Varane. Tartışmasız.

Orta Saha: Luka Modric

Forvet: Eden Hazard. (Kanat forvetleri de saydım)

7- Turnuvanın Olayı

Turnuvanın olayı benim için VAR sisteminin ilk kez Dünya Kupası’nda kullanılmasıydı. Turnuva öncesi tamamen VAR karşıtıyken şu an sonuna kadar savunucusuyum. VAR, adaleti %100 oranında sağlamak için değil, hataları minimuma indirmek için getirilen bir kural. Bunun farkında olursak futbol için ne kadar gerekli olduğunu idrak etmek zor olmayacak. Dünya Kupası’nda da kusursuza yakın uygulandığını düşünüyorum. Turnuva öncesinde oyunu baya soğutacağını öngörüyordum ancak öyle olmadı. Her şeyde olduğu gibi Türkiye’de kullanımı tartışmalara yol açacaktır ama ben yine de Süper Lig’in, VAR sistemine en çok ihtiyacı olan lig olduğunu düşünüyorum.

8- Turnuvanın En İyi 11’i

Burada Hazard’ı santrfor olarak düşünmeyin. İleri üçlünün üçü de mobil oyuncular. Yerlerinde sabit kalmazlar.

 9- Turnuvanın En İyi Maçı

Turnuvanın en iyi maçı bana göre Belçika – Brezilya maçıydı. Belçika 2-0 öne geçmesine rağmen maç boyunca büyük baskı yedi. Turnuva boyunca oyun üstünlüğünü rakibe bırakmak zorunda kaldıkları tek maçtı. Brezilya o maç Belçika’nın üç katı kadar (27) şut çekti. Bol pozisyon, 3 gol, Courtois’nın performansı, drama, geri dönüş, kısaca her şey vardı. Tite, hoca olsaydı Firmino’yu 11’de başlatır ve turu alırdı. Bunu da atlamayalım. Bu maçın ardına da sırayla Portekiz – İspanya, Belçika – Japonya ve Güney Kore – Almanya maçlarını yazarım.

10- Turnuvanın En İyi Golü

Bana göre turnuvanın en iyi golü Belçika’nın Japonya’ya attığı son goldü. Hem Belçika’yı üst tura çıkarması açısından, hem golün geldiği dakika ile hem de baştan sona kusursuz şekilde işlenmiş olmasından bu golü seçtim. Siz de baştan sona tekrar izleyin. Gole giden pasların birinde bile ne zamanlamada ne de topun şiddetinde en ufak bir kusur yok.

Ronaldo’nun İspanya’ya attığı frikik golü de mükemmeldi. Şuta hazırlanışı ve konsantrasyonu golü güzel kılan diğer faktörler oldu. Pavard’ın Arjantin’e attığı golü üç, Coutinho’nun İsviçre’ye attığı golü ise 4. sıraya koyarım.

 

Dünyanın en güzel spor organizasyonu böyle sona erdi. FIFA’nın hazırladığı turnuvadan unutulmaz anlar videosuyla yazıya noktayı koyalım. Kendinize iyi bakın.

Hakkında - Doğuş Usta

Anadolu Üniversitesi İngilizce İktisat bölümü mezunu, İstanbul'da yaşayan, sporun birçok dalıyla yakından ilgili bir sporsever. Twitter'da Takip Et!

Bir Makale Daha?

2018 Rusya Dünya Kupası Kadroları

Tüm dünyanın beklediği, insanın bünyesini huzurla dolduran organizasyon Dünya Kupası, 14 Haziran’da başlayacak. Peki bu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bültenimize Kayıt Olun!

GÖNDER!
close-link